Öğretim Yöntem ve Teknikleri

EĞİTİM PLANLAMASI:
Tanımı, Kapsamı, Önemi ve Problemler;
Plan; Yapılacak işin önceden tasarlanmasıdır. Neyi, ne zaman, niçin ve nasıl yapacağımızı bize gösteren bir taslak olarak tanımlanabilir. Yapmayı düşündüğümüz bir işi daha önceden planlamak hangi aşamalarda hangi adımları atacağımızı belirlemektir.
Eğitimde Planlama; Geleceğin sağlayabileceği birçok seçeneği araştırmayı, hedefleri ve değişen sorumlulukları belirlemeyi, bazı sorunlar yada dengesizlikler gösterecek alanlara dikkat çekmeyi ve ortaya çıkabilecek sorunlar için çözümler öngörmeyi hedeflemektedir.
Eğitim planlaması; eğitimi öğrencilerin ve toplumun gereksinimlerini karşılamada ve amaçlarını gerçekleştirmede daha etkili ve verimli kılmak amacıyla analiz tekniğinin eğitim sürecine uygulanmasıdır.
Kısacası, eğitim planlaması yapılırken ülkenin şartları ve bilimsel tekniklerdeki gelişmeler sürekli olarak dikkate alınmalıdır.

Eğitim ve Öğretim Etkinliklerinin Planlanması;
Eğitim, öğretimde başarılı olabilmek için etkili bir planlama yapmak şarttır. Eğitimin amaçlarına en kısa sürede ve en etkili şekilde ulaşabilmesi için, öğretmenlerin eğitim ve öğretim etkinliklerini önceden planlamaları şarttır. Plansız ve programsız çabalar sadece tesadüfi olan ve tekrarı güç başarıları beraberinde getirecektir.
Eğitim planlaması; bir öğretmenin belirli bir öğrenci grubuna, belirli bir eğitim programını uygularken, neleri, hangi sıra ile, nasıl ve ne zaman yapacağının, ne gibi yardımcı kaynak araçlarını seçeceğinin, hangi yöntem ve teknikleri kullanacağının ve öğrencileri nasıl değerlendireceğinin önceden tasarlanıp kağıt üzerine dökülmesidir.
Plan çoğunlukla, belirli bir örneğe bağlı değildir. Planlar, eğitim etkinliklerinin çeşidine, öğrenci grubunun niteliklerine ve çevre özelliklerine göre değişiklik gösterebilir. Yapılan planlar, katı ve biçimsel olmamalı, esnek olmalı, fazla ayrıntıya yer vermeden öğretmenlere eğitim ve öğretim faaliyetlerinde yaralı olmalıdır.

Eğitimde Plan Yapmanın Yasal Dayanakları;
Milli Eğitim Bakanlığının birçok yönergesi bulunmaktadır. 22 Haziran 1981 tarih ve 2089 sayılı tebliğler dergisinde yayınlanan Talim ve Terbiye Kurulu kararına göre eğitim ve öğretimin istenen amaçlara ulaşması, eğitimde birlik bütünlüğün sağlanması için bütün öğretmenlerin derslerini önceden planlamaları ve derslerine hazırlıklı girmeleri vurgulanmaktadır.
Yine MEB. 20 Haziran 1983 ve 2141 sayılı tebliğler dergisinde yayınlanan yönergede, öğretmenlerin plan yapmalarına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. Madde 63: Her öğretmen öğretim yılı başında, kendisine verilen dersin eğitim programındaki konuları aylara dağıtan bir planı hazırlayıp, derslere başlamadan okul müdürüne onaylatmaya, ayrıca günlük plan yapmaya mecburdur.

Eğitimde Planlamanın Önemi;
Eğitim kurumları eldeki imkanlarını, kaynaklarını ve personelini, öğrencilerin sosyalleşmesi, toplumun kültür mirasının genç kuşaklara aktarılması, kişinin ilgi ve yeteneklerinin geliştirilmesi, ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi ve öğrencilerin hayata hazırlanmasıdır. İşte bu yüzden eğitim-öğretim etkinliklerini önceden planlamak ve uygulamaya koymak son derece önemlidir.
Eğitim sisteminde rastlantıya yer verilmemelidir. Bir öğretmenin bilgi ve tecrübesinin fazla olması onun planlı ve programlı hareket etmesini gerektirmez. Bu yüzden öğretmen, anlatacağı dersi ve ders esnasında yapacağı etkinlikleri, kullanacağı araç-gereçleri, seçeceği yöntem ve teknikleri ve değerlendirme süreçlerini önceden planlamalıdır. Eğitim öğretimde amaçlarına en kısa sürede ulaşanlar derslerini dikkatle hazırlayıp planlayan öğretmenlerdir. Daha önceden yapılan plan ve program sayesinde öğretmen neyi, ne zaman, nasıl anlatacağını bildiğinden çok rahat hareket edebilecektir.

Eğitim Öğretimde Plan Yapmanın Faydaları;
– Eğitim-öğretim etkinliklerinin planlanması öğretmenin eğitim sürecinde neyi, ne zaman, nasıl ve niçin öğretmesi gerektiğini açıklayarak verimi artırır.
– Yapılan plan sayesinde ders konularının dağılımı belirlenir ve derslerin zamanında yapılıp tamamlanmasına yardımcı olur.
– Öğretmen ve öğrencileri rasgele eğitimden kurtarır ve onlara güven kazandırır.
– Yöntem, teknik, araç-gereç seçimi daha önceden belirlendiğinden ders kolay anlaşılır.
– Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerine göre yetiştirilme imkanı sağlar.
– Öğrencilerin değerlendirilmelerini kolaylaştırır.
– Öğretmen ve öğrencilerin düzenli ve birlikte çalışma alışkanlığını kazandırır.
– Planlama, eğitim ve öğretim faaliyetlerine açıklık kazandırır.

Eğitimde Plan Yapma İlkeleri;
1- Plan, eğitim-öğretimin amaçlarına uygun olmalıdır.
2- Plan, eğitim programında belirtilen konulara yer vermelidir.
3- Plan, konuların işlenişinde kullanılacak yöntem, teknik, araç-gereç, gezi, gözlem ve deneyleri göz önünde bulundurmalıdır.
4- Yapılan ger plan belirli bir süreyi kapsamalıdır.
5- Plan, öğrencinin seviyesine uygun olmalı, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıkları göz önüne almalıdır.

Türkiye’de Eğitim Planlamasında karşılaşılan Problemler;
Öğretmenler sadece Teftiş dönemlerinde plan yapmakta ya da öğretmenlik yaşantıları boyunca hep aynı planı uygulamaktadırlar. Planlar özen gösterilmeden yapılmakta ve gereksiz bir iş olarak görülmektedir. Bazı öğretmenler Talim ve Terbiye Kurulunun plan yapmasını ve bu plana bütün öğretmenlerin uymasını istemektedir. Her yıl aynı planı yazmaktan sıkılan öğretmen sayısı da az değildir.
Yapılan incelemelerden de anlaşılacağı gibi, yapılan planlar ülkenin ve çevrenin gerçeklerinden uzaktır. Tek tip plan uygulaması oldukça yaygındır. Halbuki eğitim planı hazırlanırken esneklik ilkesi gözardı edilmektedir. Ülkemizin genelinin mukayesesi bir tarafa, aynı okulda iki sınıf arasında bile seviye farklılığı gözlenebilmektedir.
Bir önceki yıldan kazandıkları tespit edilmediği takdirde plan yapmanın öğrencilere bir yararı olmayacaktır. Ayrıca öğretmenlerin planı sadece kendilerini düşünerek değil öğrencilerin kapasitelerini, kabiliyetlerini ve ihtiyaçlarını da dikkate almaları gerekir.
Yapılan planlar okulda ne olduğunu değil, neler olması gerektiğini belgelemekten başka hiçbir işe yaramamaktadır. Plan öğretmen tarafından her yerde yapılmalıdır oysa!
Ben bir öğretmen olarak en zor öğrenen öğrenciyi hedef seçerim kendime. Eğer o öğrenebiliyorsa, başarısız olan öğrenciler çalışmıyorlar sonucuna varırım. Zor öğrenen öğrenci öğrenebiliyorsa, diğer öğrencilerde öğrenebilmeli bence.

Planlama Sürecine Öğretmen ve Öğrenci Katılımı;
Planlama sürecinde öğretmen ve öğrencinin aktif olarak katılımları çok önemlidir. Türkiye’de eğitim planlaması, MEB. ve Talim Terbiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde uzmanlar tarafından hazırlanmakta ve tek tip bir plan ortaya çıkmaktadır. Bu da, yaşanılan çevrenin özelliklerini içermeyen ve toplumun ihtiyaçlarıyla bağdaşmayan planlara kuru kuruya bağlı kalmaktan başka işe yaramamaktadır.
Ayrıca geçim sıkıntısı içindeki öğretmenlerimiz planlarda yenilik ve esneklik ilkelerine zaman bile ayıramamakta ve teftiş dönemlerinde planlardaki formalitelerle zaman kaybetmektedirler.
Diğer bir taraftan gerçekçi ve günümüz koşullarını yansıtan bir plan yapılsa dahi sınıf mevcutlarının fazla olması eğitimin amaçlarının yerine getirilmesine engel olmaktadır. dersler için hazırlanan ünite planları ise, öğrencilerin düzeylerini ve çevre şartlarını yansıtamamaktadırlar.
Ülkemizde eğitim planlaması sürecinde öğretmenin çok fazla katkısı olmamakla birlikte öğrencilerin planlama sürecine katılımları ise söz konusu bile değildir. Öğrencilerin işlenecek olan dersler hakkındaki fikirlerinin alınması ve bunların yapılacak olan plana dahil edilmesi ile, derslerdeki başarı ve ilgi oranında artış sağlanabilecektir.
Öğretmen ve öğrencilerin aktif olarak planlama sürecine mutlaka katılmaları gerekir. MEB tarafından çeşitli bölge ve illerde öğretmen ve öğrencilerden oluşan plan ve program hazırlama komisyonları oluşturulabilir ve ortak noktalar belirlenebilir. Eğer bu uzak bir ihtimal olarak ele alınırsa, yapılacak anketler yardımı ile öğrenci ve öğretmenlerin fikirleri alınarak programlara yön verilebilecektir.

İyi Bir Plan Nasıl Olmalıdır?
Planlamayı kesin bir kalıba oturtmak doğru bir davranış olmayacaktır. Fakat eğitimciler iyi bir planda bulunması gereken özellikleri aşağıdaki şu sorulara göre açıklamışlardır,
– Ne zaman yapacağız? (Tarih)
– Hangi derste yapacağız? (Desin adı)
– Ne kadar zamanda yapacağız? (Süre)
– Ne yapacağız? (Konu)
– Niçin Yapacağız? (Amaç)
– Nelerden Yararlanarak yapacağız? (Araç-gereç)
– Nasıl yapacağız? (İşleniş, yöntem)
– Amaca ulaşabildik mi? (Değerlendirme)

Planlama sürecinde, program uygulamaya konulmadan önce öğrencilerin giriş davranışları tespit edilmelidir. Öğrencilerin daha önceden ne bildiği, algılamadaki sorunları dikkatle incelenmelidir. Burada tehlike bilinen konuların tekrarı yanında bazı öğrencilerin altyapıları hazırlanmadan daha ileri seviyede verime zorlanmaları olacaktır.
Öğrencini seviyesi nedir? Bu sorunun cevabı ancak seviye tespiti ile ilgili bir ölçüm sistemi ile mümkün olabilecektir. Psikomotor davranışların esas alındığı derslerde ise iyi bir gözlemci olmak gerekir.
Konuya bir örnekle başlamak gerekirse; daha önceki yılda işlenmiş olan Öğretmenlik mesleğine giriş dersinin bir üst kısmı olarak yer aldığından planlama ve değerlendirme olgusunu anlayabilmek için alt yapının önemi burada karşımıza çıkabilecektir.
Planlama sürecinde öncelikle; Neredeyiz? Nereye gidiyoruz? sorularına cevap vermek gerekir. Öğrencilere kazandırmamız gereken davranışlar, tutum ve beceriler nelerdir? Program sonunda öğrenciler yeterli düzeyde mi? Öğrenciler değerlendirme aşamasında rahatlar mı? Gibi sorular da planlama sürecinde yol göstericidirler.
Daha sonra ne yapacağız? Hangi ders içeriklerinin seçilip, hangi öğretim tekniklerinin kullanılacağı kararlaştırılmalıdır. Eğitim hedeflerinin belirlenmesi en zor aşama olarak karşımıza çıkacaktır. Öğretmen ilgi ve ihtiyaçların farkında olmalıdır. Öğrencilerin anlama ve algılama durumlarını dikkate alarak hareket etmeli ve öğrencilerin ilerleme hızlarını dikkate almalıdır.
Planlamanın son aşaması; hedeflere ne ölçüde ulaşıp ulaşılmadığını belirlemektir. İstenilen hedeflere ulaşabildik mi? Öğrencilerde meydana gelen değişiklikler takip edilerek, programdaki hatalar ortaya çıkartılabilecektir. Daha sonraki eğitim yılında planlarda yapılan küçük değişiklikler sayesinde en doğru olan ortaya çıkartılabilecektir.
Öğretmen her ders yılı sonunda genel bir değerlendirme çizelgesi tutarak, problemleri ve iyi yönleri kaydetmelidir.

Eğitimde Plan Çeşitleri;
Uzun ve Kısa süreli planlar olmak üzere iki kısımda incelenir;

UZUN SÜRELİ PLANLAR
– 3-5 Yıl süreli
– 1 yıl süreli (yıllık plan)
– 1 aylık planlar (Ünite)
– 1 Haftalık Planlar (Ünite)
– Gözlem planı
– İnceleme planı
– Araştırma planı
KISA SÜRELİ PLANLAR
– Günlük Ders Planı
– Gezi planı
– Gözlem planı
– İnceleme planı
– Araştırma planı
– Deney planı

Öğretmenlerin genellikle yaptıkları yıllık ders planları, ünite planları ve günlük ders planlarıdır. Yıllık ders planları bir yıl içerisindeki tüm eğitim-öğretim etkinliklerini kapsar. Öğretmenin bir yıl boyunca vermekle yükümlü olduğu konular burada saklıdır.
Ünite planı ise, yıllık plandan daha detaylı olarak belirli bir üniteyle ilgili tüm öğrenme etkinliklerini kapsar. Günlük ders planı, bir yada birkaç ders saatinde işlenecek olan konuları ve bu konuları işlerken yer verilecek etkinlikleri ve değerlendirme ölçütlerini gösteren ve öğretmen tarafından hemen hergün hazırlanan plandır. Planlar ile ilgili geniş açıklama daha sonraki derslerde yapılacaktır.

EĞİTİM PROGRAMI NASIL HAZIRLANIR?
Her ne kadar Planlar MEB Talim Terbiye Kurulu tarafından yapılsa da, uygulamaya konma aşamasında öğretmenler yer almaktadır.
Eğitim Programı;
Öğrencilerin istenilen hedeflere ulaşmasını sağlayacak, organize edilmiş etkinliklerin tümü olarak adlandırılabilir. Eğitim programının yaşayan bir olgu olduğu asla unutulmaması gereken bir gerçektir.
Ertürk eğitim programı yerine “yetişek ifadesini kullanmakta ve yetişeği; yetiştirilmek istenen bireyin geçirmesi düşünülen yaşantıları olarak tanımlamaktadır. Ertürk’e göre yetişek, öğrenci açısından “eğitim yaşantıları düzeni”, öğretmen açısından “eğitim durumları düzeni” olarak adlandırılmaktadır.
Doğan (1982) ise programı, öğrencilerde beklenen öğrenmeyi meydana getirebilmek için planlanmış faaliyetlerin tamamı olarak tanımlamaktadır.
Eğitim programı hazırlanırken toplumun ihtiyaçları gözardı edilmemelidir.

Müfredat programı;
Müfredat programı eğitim programından daha dar kapsamlıdır. Bir eğitim programı öğrencilerde beklenen öğrenmeyi meydana getirebilmek için planlanmış tüm faaliyetleri içerirken bir müfredat programı daha çok dersleri ve ders içeriklerini bize gösterir. Müfredat programı eğitim programı gibi yaşayan bir süreç değildir.

Hedef;
İnsanda bulunmasını istediğimiz eğitim yoluyla kazandırılabilir nitelikli özelliklerdir. Bu özellikler bilgileri, becerileri, alışkanlıkları, yetenekleri, tutum ve davranışları kapsar.

Hedefler (Amaçlar) Hiyerarşisi;
Uzak hedefler; toplumun erişmek istediği genel idealleri kapsarlar. Örneğin çağdaş eğitim seviyesine ulaşmak.
Genel hedefler; toplumun siyasal ve sosyal ideallerinin eğitim alanına yansıması, eğitimin genel amaçlarını belirler. Bu amaçlar toplumun eğitim felsefesini ifade eder. Türk milli eğitim temel kanununda belirtilen amaçlar Türk milli eğitiminin genel amaçlarını oluşturur.
Okulun hedefleri; okulun türüne göre farklılaşan bir grafik gösterir. Genel bir lisenin amacı öğrencileri üniversiteye hazırlamaktır. Endüstri meslek liseleri ise bir meslek sahibi olmasını sağlamaya çalışır.
Dersin hedefleri; herhangi bir dersin eğitsel açıdan ulaşmak istediği hedeflerdir. İlkokul matematik dersi dört işlemin öğretilmesi ve muhakeme yeteneğinin artırılması ile ilgilidir.
Konunun hedefleri; herhangi bir dersin bir konusunun öğretimi amaçlanır. Örneğin atletizm dersindeki takoz çıkışlarının anlatımı gibi.

Eğitim Hedeflerinin İnsan Niteliklerine Göre Sınıflandırılması

Bloom’a göre bireye kazandırılmak istenen nitelikler üç ana grup halinde sıralanabilir;
Bilişsel Alan; Bilgiyi tanıma, hatırlatma, onun üzerinde akıl yürütme, kavramlar, genellemeler, kuramlar ve bunları denetleme aşamalarından oluşur. Bloom’a göre program geliştirmede kullanılan basamaklar;
Duyuşsal Alan; İlgi, tutum ve değerlerle ilgili duygu ve eğilimlerden oluşur.
Psiko-motor Alan; Organların tek tek ve toplu hareketleriyle ilgili becerileri kapsar

Eğitim Programı Nasıl Hazırlanır?
Tyler program geliştirme modeline göre, eğitim temelde öğrenme ile ilgilidir. Öğrenme ile davranış değişikliği sağlanır.

– Eğitim sonunda amaçlanan öğrenci davranışlarının önceden belirlenmesi
– Içerik- yöntem, araç-gereç belirlenmesi
– Öğrenme yaşantılarının öğrencidüzeyine, öğretme ortamına ve hedeflerin gerçekleştirilebilirliğine göre örgütlenmesidir.
– Öğrencilerin hedeflere ne derece ulşatıklarını belirleme (Değerlendirme)

1- Hedeflerin Belirlenmesi;
Bir eğitim programının hazırlanması aşamasında yapılacak ilk iş eğitim hedeflerinin önceden belirlenmesidir. Önce toplumun eğitim felsefesi, idealleri, sosyal ve ekonomik ihtiyaçları gözönünde bulundurulur. Bunlar eğitimin uzak hedeflerini oluşturur.
Eğitimin genel hedefleri, eğitimin uzak hedeflerine paralel olarak eğtim şuralarında genişbir katılımla belirlenir. Eğitim sistemi bu hedefleri okul türüne göre, okulların hedeflerine dönüştürür. Eğitim programının öğretme yoluyla gerçekleştirmek istediği davranışlar da ders programlarının özel hedeflerini oluşturur.
Daha sonra belirtilen bu hedeflerin öğrenci yönünden ifadelendirilmesi, yani özel hedeflere dönüştürülmesi yapılır. Belirli alanlarda program hazırlanırken eğitimin genel hedefleri, toplumun ihtiyaçları programın ilgili olduğu konu alanının konu alanının özellikleri, eğitilecek bireylerin gelişim durumları ve eğitim ihtiyaçlarının incelenmesi yapılır. Bütün bu çalışmalar sonucunda bireylere kazandırılacak özellikler, aay hedefler biçiminde tespit edilir. Bu aday hederfler ise; ülkenn eğitim felsefesine uygunluk, birbiriyle tutarlılık, eğitim yoluyla oluşturlabilirlik veya ulaşılabilirlik açılarından irdelenir ve seçilir. Aday hedefler, eğitim felsefesi, eğitim psikolojisi ve eğitim ekonomisi süzgeçlerinden geçirilerek hedef niteliği kazanır.

Tespit edilen hedeflerin genel karakteristikleri de şöyledir;
I. Öğrenci Davranışına Dönüklük; Tespit edilen hedefler okulun veya öğretmenin değil, öğrencinin ne yapacağını göstermelidir. Örneğin; türkçe dersinde öğrencinin okuduğunu anlama yeteneğini geliştirmek yerine okuduğunu tam ve doğru olarak anlayabilme ifadesi daha uygun düşmektedir.
II. Genellik ve Sınırlılık; hedef sadece tek bir davranışı değil birçok davranışı aynı anda gerçekleştirebilecek nitelikte olması, öte yandan ise tek bir özellik göstermesi lazımdır. Basit bir çarpım işlemini göstermek yerine sayılar arasındaki belli ilişkileri anlatmak daha doğru bir davranış olacaktır.
III. Açıklık-Seçiklik; hedef tam olarak anlatılmalıdır. Iyi ifade edilmiş bir problemi çözmek daha kolay olacağından, hedeflerin tamemen açık bir şekilde belirtilmesi gerekir.
I. Bir İçerikte Birleşme; Hedeflerin belirli bir içerikten soyutlanmış olarak askıda kalacak şekilde yazılması yanlıştır. Örneğin, problem çözme gücü yerine fizikteki temel problemleri çözme gücü ifadesi tercih edilmelidir.
II. Hedefler programın sonunda programı başarı ile tamamlayan öğrencilerin ve yapabileceğini göstermelidir; öğrencilere kazandırılacak nitelikler, gözlenebilir ve ölçülebilir olmalıdır.
III. Bir hedef tek bir öğrenme hedefini ifade etmelidir; atletizm dersini teorik olarak bilmek başkadır. Uygulamasını yapmak başkadır.
IV. Hedefler yazılırken bir dersteki konu başlıkları hedef ifadesi olarak yazılmamalıdır; bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği, oluş, ilgililik, farkındalık gibi kelimeler hedefin sonunda yer almalıdır. Örn; futbolda kafa vuruş becerisinin kazandırılması.
V. Öğrenciler için yazılan hedefler bireysel farklılıkları dikkate almalıdır; öğrencilerin ilerleme hızları ve daha önce neler öğrendiği önem taşır.
VI. Hedefler hangi alan ile ilgili olarak yazılıyorsa (Bilişsel, duyuşsal, Psiko-motor) o alanın niteliklerine ve basamaklarına uygun olmalıdır; psiko-motor alan becerileri kapsayan hedefleri içermelidir.
Hedefler; yukarıdaki hususlar gözönünde tutularak belirlendikten sonra hedeflerin öğrenci davranışına dönüştürülmesine geçilir.

2- Hedeflerin Gerçekleştirecek Öğretme Durumlarının Belirlenmesi;
Eğitim hedefleri gözlenebilir, ölçülebilir öğrenci davranışları olarak ifade edildikten sonra, sıra bu hedeflere ulaşmak için öğretme durumlarının belirlenmesine gelir. Öğretme durumları diye adlandırdığımız süreç, öğrencileri belirlenmiş hedeflere ulaştıracak konu içeriğinin, içeriği kazandıracak yöntem, teknik ve araçların belirlenmesidir. Eğitim programının bu aşaması büyük ölçüde öğrenmenin nasıl gerçekleştirileceğinin planlanmasıdır. Ders içeriğinin öğrenci düzeyine göre seçimi, öğrencilere kazandırılacak öğrenme yaşantılarının gerçekleşeceği eğitim-öğretim ortamının düzenlenmesi, öğrencilere verilecek ipuçları ve uyarıcıların tespiti, öğrenci katılımının nasıl sağlanacağı ve pekiştiricilerin nasıl dağılacağı kararlaştırılması yine bu dönemde yapılması gereken önemli işlerdir.
Öğrencilerde istenilen öğrenme yaşantılarını oluşturacak eğitim durumlarının seçilip düzenlenmesinde uyulması gereken bazı ilkeler vardır. Bu ilkeler şunlardır;
– Eğitim durumları hedefle ilgili olmalıdır; Eğitim durumları öğrencileri hedeflere ulaştıracak etkinliklere fırsat vermelidir. Psiko-motor öğrenmelerde öğrencilere etkinlik fırsatının verilmesi gibi.
– Eğitim durumları öğrenci düzeyine uygun olmalıdır; eğitim öğrencinin seviyesine ve alabilirliğine göre ayarlanmalıdır.
– Eğitim durumları öğrencileri öğrenme sürecine katılmaya güdülemelidir; öğrencinin programın bir parçası olması sağlanmalı, yaparak-yaşayarak öğrenmesine fırsat tanınmalıdır.
– Eğitim durumları hem birden fazla hedefe hizmet etmeli, hem de istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına sebep olmamalıdır; bir öğreti sadece tek bir özelliğin geliştirilmesine yönelik olmamalıdır.
– Eğitim durumları öğrenciler açısından tatmin edici, (pekiştirici olmalıdır; öğrenci öğrenme sürecinden memnunluk duymuyor ve isteksiz davranıyorsa tam öğrenme gerçekleşmiyor demektir. Ve uygulanan pekiştireçte süreklilik yoksa yine aynı sonuç ortaya çıkacaktır.
– Eğitim durumları ekonomik olmalıdır; bir eğitim programının birden çok amaca hizmet etmesi ekonomik bir eğitimin göstergesidir. Aynı şekilde uygun öğrenme ortamı ucuza mal edilebiliyorsa yine ekonomik bir eğitim süreci yaşanmaktadır.
– Eğitim durumları öğrencilere sunulan diğer eğitim durumları ile tutarlı ve kaynaşık olmalıdır; beklenen öğerenci davranışlarının ortaya çıkması ancak birkaç tane yaşantının bir araya gelmesi ile oluşabilecektir. Bu yüzden öğrencinin tüm yaşantıları uyum içinde olmalıdır.

3- Eğitim Durumlarının Örgütlenmesi;
Eğitim durumları planlanırken öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınmalı, konular basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, yakın çevreden uzak çevreye, somuttan soyuta doğru örgütlenmelidir. Konular öyle bir sıra takip etmelidir ki, öğrenciler bir basamakta öğrendiklerini diğer basamakta tekrar edebilip geliştirebilsinler. Yani altyapı oluşumuna dikkat edilerek, öğrencilerin daha sonraki öğrenmelerine uygun bir zemin hazırlanmalıdır.

4- Değerlendirme;
Eğitim işinin sonunda öğrencilere kazandırılmak istenen davranış değişikliklerinin ne dereceye kadar gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamaya yönelik bir süreçtir. Değerlendirme sayesinde öğrencilerde ne yönde bir değişme olduğu, programın etkinlik derecesinin ne olduğu, kullanılan yöntemlerin yeterli ya da yetersiz olduğu hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktır.
Bir eğitim programı hedeflerin belirlenmesi, hedeflerin öğrenci davranışlarına dönüştürülmesi, davranış değişikliğini gerçekleştirecek eğitim durumlarının belirlenmesi, öğrenme yaşantılarının örgütlenmesi ve değerlendirme süreçlerinden oluşmaktadır. Programların uzmanların görüşlerinden daha fazla programın uygulayıcıları olan öğretmenler tarafından yapılması bir zorunluluktur.

Eğitimde Program Geliştirmede TYLER Modeli;

Türkiye’de program geliştirme çabaları Tyler yaklaşımına göre yapılmaktadır. Bu modelin en büyük özelliği, eğitimin öğrencilerde bir davranış değişikliği meydana getirme süreci olarak algılanmasıdır.
Birçok eğitim bilimci Tyler’ın görüşlerine katılmayarak karşı fikir belirttiler. Örneğin Klibard, eğitim hedeflerinin belirlenmesinde bireyin ihtiyaçlarını dikkate almanın onlarla tanışmadan ve özelliklerini bilmeden bir plan hazırlamanın yanlış olacağını savunmuştur. Bu yüzden eğitim hedefleri öğrenme yaşantıları eğitim sürecinin başında değil, eğitim sürecinin içinde belirlenmelidir.
Tyler modeli ile ilgili önemli bir eleştiri de, öğrencilere kazandırılmak istenen her türlü bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkların somut bir şekilde gözlenebilir, ölçülebilir ve öğretilebilir öğrenci davranışı olarak ifade edilmesinin güçlüğüdür. Bu gün öyle kompleks öğrenmeler, sanatsal ve kültürel kazanımlar vardır ki bunların Tyler’in ifade ettiği biçimde eğitim hedefi olarak edinilebilmesi ve programın sonunda ölçülebilir olmasının mümkün olmamasıdır. Bu yüzden bu davranışın bir eğitim hedefi olarak eğitim programında yer alabilmesi imkansızlaşmaktadır.
Tyler modeli daha sonra birçok eğitim bilimci tarafından ele alınarak küçük değişikliklere uğratılmıştır. Özde Tyler modelini bozmadan program geliştirme ve düzeltme çalışmaları yapılmıştır.

Eğitimde Program Geliştirme Sürecine Alternatif Yaklaşımlar

Eğitim bilimciler Tyler gibi sadece ürün değil, sürece de önem vermişlerdir. Joseph Schwab program geliştirme de karar verme sürecinden bahseder. Karar süreci kompleks bir iştir ve o hem ürünü hem de süreci dikkate alır. Eğitim yaşantıları başında öğrencilerin neler öğreneceğinin tam olarak belirlenmemesi, bunların eğitim süreci içinde değerlendirilmesi gerekliliğini vurgular. Schwab, öğretmenin sürekli olarak neleri yapacağını, niçin yapacağını ve bunların dayanaklarını belirtme ve alternatifler üretmesi gerekliğinden bahseder. Her alternatifin tartışılması, maliyeti, seçimi ve gerekçeleri Schwab’ göre bir zorunluluktur. Kuramsal bir dil yerine pratik bir dil kullanımı, uygulama aşamasındaki tecrübeler, reaksiyonlar eğitim programını özünü oluşturmaktadır. Bu yüzden Schwab; eğitim hedefleri daha önceden bir çerçeve içine alınmamalı, öğrencilerin genel özellikleri analiz edilerek daha sonra kapsamlı bir şekilde oluşturulmalıdır.
Walker’a göre Program geliştirme modeli ihtiyaca yönelik olmalıdır. Bu model üç elementten oluşur; program platformu, dizayn ve karar süreci olarak yorumlar. Diğerlerinden farklı olarak Walker, eğitim programını bir karar süreci olarak görür. Kararlar dizisinden seçim yapılarak en iyi kararın bulunması esasına dayanır.
Walker; program geliştirme komitesi başkanının platformu ile öğretmen ve öğrencilerin platformları arasındaki statü ve yetki farklılıklarını (bunlar bir eğitim programının özgül belirleyicileridir) dikkate almaz.

Aktivite İlkesine Dayanan Program Modeli
Bu model; Rouseau, Frobel, Pestalozzi, Decroly, Kilpatrik, Bode ve Dewey’e kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Öğrenciyi, ders kitabı )kuru yavan bilgi etrafında) aktif hale getirmek yerine, hayati bir faaliyet içerisinde aktif hale getirmeyi amaçlar. Bu program modelinde, bireyin değişen ihtiyaçları gözönünde tutulur ve değişen hayat şartları içinde fonksiyonel değerleri olan elemanlar korunur ve geliştirilir. En önemli özelliklerinden bir tanesi de, öğrenmenin ancak öğrencinin öğrenmeye aktif bir şekilde katılması ile gerçekleşebileceğinin savunulmasıdır. Dewey’in aktivite anlayışına göre, insan dürtüleri işlenmemiş sermayedir ve bu sermayenin işlenmesi ise ancak konuşarak, yaparak ve yaratarak olur.
Bu program modelinde çocuk merkezdedir. Eğitim kademelerinde ilerledikçe, ağırlık çocuk merkezinden konu merkezine doğru kaymaya başlar. Bu programın en önemli özelliği, öğretimin içeriğinin çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesidir. Öğrenci faaldir ve sürekli olarak çocuğun ilgileri üzerine yeni bilgiler bina edilir. Ders içeriği ve konular, bireyin ya da grubun amaç ve beklentilerini gerçekleştirmeye yardımcı olmalıdır.
Eğitim programı öğrencilerin ilgileri etrafında bina edilebilir mi? Çocukların ilgilerine güvenilebilir mi? İlgilerde bir benzerlik-birliktelik sağlanabilir mi? Farklı çevrelerden gelen öğrencilerin ilgileri farlı olamayacak mı?
Eğitim programının çerçevesi faaliyet sürecinde gerçekleşir. Öğretmenin kendisi bir plan yapar, bunu çocuklarla paylaşır ve bu plan daha sonra sınıfta geliştirir. Bir öğretmenin bunu yapabilmesi için çocukların gelişimi, ihtiyaçları, temel ilgileri hakkında detaylı bilgilere sahip olması gerekir.

Problemlere Göre Düzenlenen Program Modeli
1930’lu yıllarda George Count tarafından geliştirilen bir program modelidir. Eşitlik, demokrasi, demokrasi gibi sosyal değerlere önem verir. Bu değerler halkın üzerinde birleştiği ve birleşmesi gereken değerledir. Öğrencilere bir takım bilgilerin kazandırılması yerine sosyal problemlere çözüm arama esasına dayanır. Bu problemlerin çözülmesi için öğrenciler aktif ve duyarlı hale getirilmelidir.
Eğitim programı ülkenin gerçeklerini, sosyal yapısını ve sorunlarını yansıtacak ve öğrencilere hissettirecek seviyede olmalıdır. Problemlere dayalı eğitim programı öretmen ve öğrenciler tarafından birlikte planlanır. Öğretmenler daha çok rehber konumundadır. Öğrencilerin yaşadıkları toplumla ilgili sorunlarını bir rapor halinde sunmaları ile program şekillenebilir.

İyi Bir Eğitim Programının Özellikleri
1- İşlevsellik; Kuru bilgilerle yapılan bir programın yerine öğrencilerin yaşadıkları, karşılaştıkları tecrübelerden ibaret dinamik bir programdır. İşlevsel bir eğitim programı öğrencilerin yaparak, yaşayarak öğrenmelerine fırsat verir ve öğretilen bilgiler hayatta geçerli olan, işe yarayan konuları içerir.
2- Esneklik; Esneklik kavramı, bireysel farklılıkları, ihtiyaçları ve özellikleri dikkate almak demektir. Meslek okullarının bulundukları yörenin özelliklerine göre branşlaşmaya gitmeleri, okutulan derslerde bölge ve çevre özelliklerinin dikkate alınması eğitim programındaki esnekliğe bir örnektir. Hızla ilerleyen bilim çağıma göre eğitim programları şekillendirilmeli ve daha esnek bir yapıya bürünmelidir.
3- Toplumun inandığı değerlere dayalı olma; Eğitim programı toplumca benimsenmiş olan milli ve manevi değerler ile paralellik göstermelidir. Toplumun içinde bulunduğu idealleri ve felsefeyi yansıtmalıdır.
4- Uygulayanlara yardımcı olma; İyi bir eğitim programı, iyi bir metot kitabı özelliği taşımalıdır. Eğitim programının uygulayıcıları olan Öğretmenlere yardımcı olmak gerekir.
5- Bilimsellik; İyi bir eğitim programı modern bilimlerdeki gelişmeleri, yeni öğrenme-öğretme metot ve tekniklerini dikkate almalıdır.
6- Uygulanabilirlik; İyi bir eğitim programının bir özelliği de onun uygulanabilir olmasıdır. İşlevsellik ve esneklik özelliklerinin bir sonucudur uygulama.
7- Amaçlara yönelik olma; eğitim programı eğitim-öğretimin amaçlarına uygun olmalıdır.
8- Ekonomiye uygunluk; İyi bir eğitim programı ekonomik olmalıdır.

ÖĞRETMENİN HAZIRLADIĞI PLANLAR

YILLIK PLAN;
Öğretmenin bir öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü bulunduğu sınıflarda, program uyarınca belirli üniteleri ya da konuları hangi aylarda, yaklaşık olarak ne kadar sürede işleyeceğini gösteren ve öğretmenlerce hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen program taslağına yıllık plan denir.
Öğretmen yıllık planı hazırlamadan önce, müfredat programında yer alan konuları gözden geçirmeli ve gerekli konu seçimine özen göstermelidir. Öğretmen dersin işleneceği alanı ve ders araç-gereçlerini daha önceden belirlemelidir ki, eğitim-öğretim sağlıklı bir şekilde yürütülebilsin. Ayrıca geçmiş yıllara ait yıllık plan örnekleri incelenerek ne tür değişikliklerin yapılacağı tespit edilmelidir.

Yıllık Plan Hazırlanırken Takip Edilecek Yol;
– Öğretmen o yıl uygulanacak olan haftalık ders programının kesin biçimini almasını bekler ve hangi sınıflara hangi gün ders yapacağını belirler.
– Öğretmen yıllık plan yaparken yanında bir takvim (iş takvimi), çerçeve program, her derse ait program, ders kitapları, önceki yıllara ait planları ve Atatürkçülük konuları için 2457-2433 ve 2741 sayılı tebliğler dergileri ile kutlanacak belirli gün ve haftalarla, bayramlara ait Yıllık çalışma programlarını bulundurur.
– Anlatılacak konunun kaç ders saatinde işlenmesi gerektiğini hesaplar, (daha önceki yıllık planlardan faydalanılabilir.
– Önemli konuların işlenmesindeki sıralamaya dikkat eder.
– Yıl boyunca verilecek ders saatini hesaplar. Tatiller, bayramlar ve özel günler dikkate alınarak bir plan yapılır.
– Konuların yıl içine dağılımında “zamana görelik” ilkesi uygulanır. Örneğin; “Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk” ünitesi Ekim ayının son haftasına denk getirilmeye çalışılır.
– Öğretmen işlenecek konuların amaçlarını eğitim programındaki amaçlara göre belirler. Daha önce işlenmiş olan müfredat programı, M.E genel amaçları, okulun amaçları, desin amaçları dikkate alınmalıdır.
– Konuların işlenişindeki (her konunun ayrı ayrı) yöntem ve teknikleri daha önceden belirler. Bunu yıllık plana belirtir.
– Öğretmen derlerde yararlanacağı kaynakları daha önceden belirler.
– Yapılması gereken, deney, gözlem ve gözlem çalışmalarını daha önceden belirler.
– Diğer ders öğretmenleriyle (Zümre Öğretmenleri) yapılacak işbirliğinin neler olacağını tespit eder. İlköğretimin ikinci kademesi ve ortaöğretim düzeyinde aynı dersi okutan branş öğretmenlerine zümre öğretmenleri denilmektedir. Özelikle ders için spor salonu, açık alanlar ve ders araç-gereçleri mevcut değilse diğer okullardaki olanaklardan faydalanma imkanı sağlanır.
– Konu ile ilgili olarak gerektiğinde öğrenciye verilecek ödev ve görevleri tespit eder.
– Öğretmen öğretim yılı içinde yapacağı değerlendirmelerin zamanını ve türünü belirler.

Yıllık plan hazırlanması esnasında diğer öğretmenlerin görüşlerini almak ya da yıllık planı beraber hazırlamak doğru bir davranış olacaktır. yıllık planın üç nüsha olmasında fayda vardır. Bir kopyası imzalandıktan sonra okul müdüründe kalır. Kalan iki nüshadan bir tanesi öğretmen tarafından bir dosyaya konur, diğeri ise yararlanılmak üzere gözönünde bulundurulur. Yıllık planlardaki aksaklıklar mutlaka not alınmalı ve daha sonraki öğretim yılında yıllık plan hazırlanması esnasında dikkate alınmalıdır.
Öğretmen müfredat programında çevreye uymayan bazı programları çıkartabilir, çevrede bulunup da programa alınmamış konuları ilave edebilir. Ayrıca her sınıf ve ders için ayrı plan hazırlamakta fayda vardır.

Yıllık Plan Hazırlanmasında Aşamalar
Birleştirilmiş Sınıflarda Yıllık Plan Hazırlanması
Ünite Planı ( İlköğretim Düzeyinde Dersler bu esasa göre düzenlenmiştir. ); Bir Ünite içerisindeki öğretme-öğrenme etkinliklerinin bir üniteye ayrılan ders saatleri içerisinde gerçekleşecek biçimde sıraya ve düzene konulmasına ünite planı adı verilir.
Ünite Planı Hazırlanırken İzlenecek Yol
Ünite Planı Hazırlanması
Birleştirilmiş Sınıflarda Ünite Planı Hazırlanması

GÜNLÜK DERS PLANI
Bir ders saati içinde işlenecek olan konunun ana hatlarını, konunun işlenmesine yönelik yöntem ve teknikleri, ölçme değerlendirme kriterlerini, dersin nerede ve hangi araç-gereçlerle yapılacağını, konunun amaçlarını belirten ve öğretmen tarafından önceden hazırlanan plana “Günlük Ders Planı” denir.
Ders Planı Hazırlamanın Faydaları;
– Üzerinde durulması gereken önemli, noktaların daha önceden belirlenmesini sağlar.
– Etkinliklerin mantıklı bir şekilde öğrencilere kazandırılmasını sağlar.
– Zamanın etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasına olanak sağlar.
– Uygun yöntem ve tekniklerin bir sıra dahilinde seçimine fırsat verir.
– Daha sonraki öğretim yılında değerlendirme ve düzeltme imkanı sağlanır.
– Neyin, nerede, ne zaman, nasıl yapılacağı belirlendiğinden ders öngörülen şekilde işlenir.
– Öğrenciler belirli bir programa bağlı kaldığından dolayı öğrenmeleri ve değerlendirilmeleri kolaylaşır.

BİR DERSİN BELLİ BAŞLI DÖRT AŞAMASI VARDIR;
1-Hazırlık Aşaması ; Öğrenciler öğrenmeye karşı hazır hale getirilmelidir. Neden öğrendikleri ve nasıl kullanacakları anlatılır. Daha önceki bilgiler kontrol edilir ve öğrencilerin derse katılımı sağlanır. Daha önce öğrendikleri bilgiler ile ilişki kurmaları sağlanır. Yeni öğretiler daha önceki derslerdeki bilgilerin hatırlanmasını ve tekrar edilmesini sağlamalıdır.
Giriş Davranışı; öğrencilerin daha önce öğrenmiş oldukları bilgi, beceri turum ve davranışlardır.
Öğrencilerin giriş davranışları kontrol edilmeli ve yanlışlıklar düzeltilmelidir. Öğretmen öğrencilerin derse katılımlarını sağlamak için değişik yöntemler kullanmalıdır (Soru-cevap, gözlem, tartışma vb.). ders defterinin imzalanması ve yoklama hariç hazırlık aşaması 3-5 dakikayı geçmemelidir.
2- Sunu Aşaması; Bilgilerin takdim edildiği aşamadır. Verilmek istenen bilgiler bu bölümde tamamen verilmelidir. Konular; basitten-karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, somuttan-soyuta, yakın çevreden-uzak çevreye bir yol izlemelidir.
Öğrencilerin derse olan dikkatini çekebilmek için soru sorma yöntemi kullanılmalıdır. Öğrencilere sorulacak sorular şu özellikleri geliştirmelidir;
– Öğrencilerin giriş davranışlarını belirlemek
– Öğrencilerin önemli noktaları bulmalarını sağlamak
– Öğrencileri güdülemek
– Öğrencileri düşündürmek
– Öğrencilere öğrendiklerini tekrar etme fırsatı vermek
– Önemli noktaları vurgulamak
– Öğrencilerde merak uyandırmak
– Öğrencilerin konuyu ne kadar anladıklarını ölçmek

Öğrencilere ipuçları vermek doğru bir davranıştır. Öğrencileri harekete geçiren ve istenilen davranışları yapmalarına yardım den küçük mesajlara ipucu denir.
İpuçları; sözel, görsel, hem sözel hem görsel ve yaşantılara dayalı olabilir. unutmamak gerekir ki, siz istemedikçe kimse size bir şey öğretemez. Bu yüzden istek ve derse katılım büyük önem taşır.
Ayrıca öğrencilerin derse olan dikkati toplanmak zorundadır. Dikkat; insanın duyu organları vasıtasıyla gelen uyarıların seçilmesine ve değerlendirilmesine ilişkin süreçtir.

Öğrenmede Dikkati etkileyen faktörler;
– Uyarıcını şiddti, niteliği dikkat çeker (yüksek ses, hareketli cisimler)
– Alışkın olmadığımız uyarıcılar dikkat çeker (sürprizler)
– İpuçları dikkat çeker
– İlgi çekicilik dikkat çeker
– Öğrenme ortamı dikkat çeker ya da azaltır
– Öğrencilerin fiziksel ve sosyal ihtiyaçları dikkat çeker ya da azaltır. (yorgunluk, stres vb.)
– Merak ve keşfetme duygusu dikkat çeker
– Öğrencilerin kişilik özellikleri dikkat çeker ya da azaltır.

Pekiştireçler kullanılmalıdır. Bir davranışın ortaya çıkma ihtimalini artıran uyarıcıların verilme işlemidir. Olumlu ya da olumsuz pekiştireçler kullanılmalıdır.
3. Uygulama Aşaması; Soru aşamasında verilen bilgiler bu aşamada tekrar edilmelidir. Öğrencilere öğrendiklerini tekrar etme ve uygulama fırsatı verilmelidir. Gerçek hayatla ilişkilendirme yapılmasına fırsat verilmelidir. Öğrencilerin anlamadığı noktaları sorma ve fikirlerini söylemeleri sağlanmalıdır.
4. Değerlendirme Aşaması; öğrencinin ne kadar öğrendiği belirlenir. Ders programında belirlenen hedef davranışların öğrencilerin tarafından kazanılıp kazanılmadığının belirlenmesine ilişkin ölçme araç-gereç tekniklerinin kullanıldığı basamaktır. Dersin anlaşılıp anlaşılmadığının sınamak için sorulacak sorular daha önceden belirlenmelidir.
Öğrenciler ne kadar öğrendiklerini, nerelerde yanlışlık yaptıklarını ve hangi noktalara daha iyi çalışmaları gerektiğini bilirlerse daha iyi öğrenirler. Yanlışlar düzeltilir, eksiklikler tamamlanır. Öğretmen tarafından yapılan gerigönüt-düzeltme adı verilir. Dönüt-düzeltme faaliyetlerinin öğrencilerin öğrenme eksikliklerini ortaya çıkarma ve öğrenmedeki güçlükleri belirlemede öneli katkıları vardır.

ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ

Yöntem; hedefe ulaşmak için önceden belirlenmiş ya da izlenecek en kısa yoldur.
Yöntem, bir desin amaçlarına ve özelliklerine göre belirlenir. Öğretmen kendi kişisel çabaları ve duyarlılığıyla ders ve öğrenci özelliklerine göre sınıfı için en uygun öğretim yöntemlerini seçip uygulamalıdır.
Öğretmenin yöntem seçimini başlıca şu faktörler belirler;
– Öğrenci grubunun büyüklüğü (sınıfın kalabalık ya da az olması)
– Dersin veya konun özelliği (matematik dersi tartışma yoluyla işlenemez.)
– Zaman ve fiziksel imkanlar
– Maliyet (bazı yöntemler maliyet yönünden imkansızlaşmaktadır)
– Öğretmenin yönteme yatkınlığı
– Öğrencilere kazandırılmak istenen hedef davranışlar

Özel öğretim yöntemlerinden hepsini ele almak zor olduğundan; genel öğretim yöntemlerinden yaygın olanların üstünde duracağız. Bu yöntemler;

Anlatım Yöntemi
Anlatım yöntemi; öğretmenin bilgilerini, pasif bir şekilde oturarak dinleyen öğrencilere otokratik bir şekilde ilettiği geleneksel bir yöntemdir. Anlatım yöntemi teorik derslerin çoğunluğunda tercih edilen bir yöntemdir.
Bilgilerin kalabalık gruplara kolayca iletilmesi, öğrencilere kısa sürede bilgi verilmesi, bilgilerin düzenli sunulması ve uygulamasının kolay olması yönünden avantajlı bir yöntemdir.
Ama öğrencilerin pasif durumda kalmaları, uzun ve sık sık tekrara yer veren bir anlatım şekli taşıması, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını dikkate almaması, öğrencilerin soru sormalarına ve derse katılımız fırsat vermemesi ve bilişsel alama yönelik olup psikomotor alanı arka planda bırakması bu yöntemin dezavantajıdır.

Anlatım yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gerekli hususlar;
– Anlatım daha önceden planlanmalı,
– Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları dikkate alınmalı
– Ders mantıksal bir sıra takip etmeli
– Ses tonu iyi ayarlanmalı, jest ve mimikler yerinde kullanılmalı ve Konu sıkıcı hale getirilmemeli
– Anlatım esnasında sorular sorulmalı ve ders anlatım esnasında şakalara ve esprilere yer verilmeli
– Öğrencilerin dikkati dese toplanmalı, kendi çevrelerinden örnekler verilmeli
– Öğrencilerin not tutmaları istenmeli ve not tutmalarına yardım edilmelidir.

Soru-Cevap Yöntemi
Öğretmenin öğrencilere ve öğrencilerin de öğretmene sorduğu soruları kapsayan karşılıklı iletişime dayanan öğretim yöntemidir. Bu yöntem çoğunlukla anlatım yöntemi ile beraber kullanılır. Bu sayede anlatımdaki sıkıcılık ortadan bir ölçüde azaltılmış olacaktır. öğretmen öğrencilere soracağı soruları önceden belirlemelidir.
Derse başlarken ve ders esnasında öğrencilere sorulacak soruların öğrencilerin derse olan ilgisini artırması, öğrencilerin değerlendirmelerine ve üretmelerine yardım etmesi, öğrencilerin aktif olarak dese katılması ve öğretmenin ne kadar öğrendiklerini ölçebilmesi ve dönüt-düzeltme faaliyetlerine imkan sağlaması avantajlı yönleridir.
Daha fazla zaman alması, kalabalık sınıflarda uygulanmaması, öğrencilerde heyecan ve tedirginlik yaratması ve sorular yüzünde konu dışına çıkılması dezavantajlı yönleridir.
Soru-Cevap Yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususular;
– Sorular sorulduktan sonra öğrencilere düşünmeleri için gerekli fırsatlar verilmeli
– Sorular değişik öğrencilere sorulmalı
– Sorulara verilecek cevapların hep bir ağızdan söylenmesi engellenmeli, söz isteme alışkanlığı kazandırılmalıdır.
– Çekingen öğrencilere de söz hakkı tanınmalı
– Sorular daha önceden hazırlanmalı, açık ve net olmalıdır.
– Sorulan her sorunun bir amacı olmalı, istenilen cevaba yönelik olmalı
– Sorulan sorular birçok mesajı ve ipucunu bir arada vermeli
– Sorulan sorular öğrencinin düzeyine uygun olmalı ve kompleks bir yapı içermelidir.
– Sorulan sorulara verilen doğru cevaplar pekiştirilmeli, yanlış cevaplar anında düzeltilmeli
– Yumuşak bir dil kullanılmalı, öğrenciler soru sormaya cesaretlendirilmelidir.

Gösteri (Demonstrasyon) Yöntemi
Gösteri yöntemi, öğretmenin öğrencilerin gözleri önünde bir şeyin nasıl yapılacağını göstermesi şeklinde tanımlanabilir. Daha çok görsel iletişime dayanan bir tekniktir ve uygulama düzeyindeki davranışların öğrencilere kazandırılmasında etkilidir. Etkinliği öğretmenin kendisi yapar sonra öğrencilerin yapmasını ister.

Öğrenilenlerin kalıcı olması, hem görerek hem de işiterek öğrenme imkanı tanıması, öğrencilerin ilgi ve dikkatini üst düzeyde tutması, öğrencilerin deneyim sahibi olmasını sağlaması, yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatı hazırlaması bu yöntemin avantajlı yönleridir.
Kullanılacak araç-gereçlerin her zaman sağlanmaması, kalabalık sınıflarda uygulamanın zor olması, zaman alıcı olması, sınıf düzenin ve disiplinin sağlanmasının zor olması dezavantajlı yönleridir.

Gösteri yöntemi kullanılırken dikkat edilecek hususlar;
– Yapılacak deney ve gösteri daha önceden planlanmalı ve öğretmen tarafından daha önce yapılmalıdır.
– Gösteri esnasında kullanılacak araç-gereçler daha önceden hazırlanmalı ve öğrencilere denemeleri için yeterli süre verilmelidir.
– Öğrencilere yapılacak gösteriler basitten karmaşığa doğru olmalı ve laboratuar ve dersliklerde gerekli önlemler alınmalıdır.

Rol Oynama Yöntemi
Bu yöntemde bir olay, durum veya sorun öğrencilerin gözü önünde bir grup öğrenci tarafından canlandırılır. Daha sonra öğrenciler izledikleri olayı enine-boyuna tartışırlar. Öğrencilerin kendilerini başkalarının yerine koyarak uyguladıkları bu yöntem sayesinde yaratıcı düşünce gücü ortaya çıkar. Burada bir hikaye bir film canlandırılabilir. Gerçek hayattan kesitler sunması açısından önemli bir yöntemdir.
Yaratıcılığı geliştirmesi, sosyal beceri kazandırması, yaparak ve yaşayarak öğrenme imkanı sağlaması, sadece bilişsel alanda değil, duyuşsal ve psikomotor alanla ilgili öğrenmeleri de kapsaması, içine kapanık öğrencilerin toplumca benimsenmesi ve beden dilinin etkili kullanılması avantajlı yönleridir.
Zaman alıcı olması ve kalabalık sınıflarda uygulanmasının zor olması, ders dışına fazla çıkılması ve sınıf kontrolünü zor olması bakımından dezavantajlıdır.

Rol Oynama yöntemi kullanılırken dikkat edilecek hususlar;
– Yapılacak etkinlikler, oyunun süresi (10-15 dk.), görev alacak öğrenciler ve kullanılacak araç-gereçler daha önceden belirlenmelidir.
– Öğrencilere rahat bir ortam hazırlanmalı ve gerekli zaman tanınmalı ve öğrencilerden yapabileceğinden daha fazlası istenmemelidir.
– Oyun sonunda oyunla ilgili bir tartışmaya mutlaka yer verilmelidir.

Grup Çalışması Yöntemi
Bu yöntem; 2-8 öğrencinin bir araya gelerek bir problemi veya bir konuyu araştırmak ve rapor etmek amacıyla yürüttükleri çalışmalardır. İlköğretimde yapılan küme çalışmaları buna örnek olarak gösterilebilir. Grup çalışmasında herkesin aktif bir görev üstlenmesi esastır.
Öğrencilerin aktif olarak öğrenme sürecine katılması, öğrencilerin beraber çalışma alışkanlığı kazanmaları ve kendilerini geliştirme imkanı kazanmaları, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda öğrenme imkanı elde etmeleri ve öğretmenden bağımsız olarak öğrenme sürecine katılmaları açısından avantajlı bir yöntemdir.
Fazla zaman alması, dersin ve öğrencilerin kontrolünün güç olması, grupların yanlış seçilebilmesi ve amacından uzaklaşması dezavantajlarıdır.

Grup çalışması yöntemi kullanılırken dikkat edilecek hususlar;
– Öğretmen tarafından daha önceden planlanmalı ve gruplarda öğrenci seçimi dikkatli yapılmalıdır.
– Grup üyelerinin işbirliği içinde çalışması sağlanmalı, grup çalışmasının amaçlarından uzaklaşmamasına özen gösterilmelidir.
– Seçilecek konular ilgi ve ihtiyaçlara yönelik olmalı ve öğrencilere çalışabilmeleri için yeterli imkan ve zaman tanınmalıdır.

Benzetişim Yöntemi
Sınıf ortamında bir olayın, durumun veya problemin gerçeğe yakın şartları oluşturarak, öğrenmenin gerçekleştirilmesidir. Örneğin bir savaş ortamı yaratılarak sivil savunmaya ilişkin bilgilerin verilmesi ya da bir yangın olayının gerçekleşmesi esnasında alınacak tedbirlerin anlatılması gibi. Kazaların ve felaketlerin ne zaman olacağı belli olmadığından bu gibi durumlarda yapılması gerekenler ve alınacak tedbirler daha önceden canlandırma (benzetişim) yolu ile öğrencilere verilmelidir.
Gerçek olaylardan kesitler sunulması, aktif olarak öğrenme süreci oluşturması ve motivasyonu sağlaması, eğitimi monotonluktan kurtarması ve iletişimi kuvvetlendirmesi ve öğrencilerin analiz, sentez ve değerlendirme yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunması açısından avantajlı bir yöntemdir.
Zaman ve maliyet gerektirmesi, kalabalık sınıflarda uygulamasının zor olması, öğrencilerin psikolojik yönden yıpranması ve ders kontrolünün zor olması açısından dezavantajlıdır.

Benzetişim yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gerekli hususlar;
– Öğretmen öğrencilerle birlikte rol almalı ve anlatılacak konular eğitimin amaçlarına uygun olmalıdır.
– Öğrenciler doğal olarak hareket etmeli ve öğrencilerin psikolojik yönden yıpranmamalarına dikkat etmelidir.

Beyin Fırtınası Yöntemi
Bir probleme çözüm aramak için öğretmen ve öğrencilerin birlikte kullandıkları bir yöntemdir. Öğrencilerin görüşleri alınır ve problem çözme yetenekleri, karar verme süreçleri ve hayal güçleri geliştirilir. Öğrencilerin aklına gelen tüm düşünceleri doğru veya yanlış söylemeleri istenir. Bunun için öğrencileri gruplara ayırmak yanlış olmayacaktır.
Öğrencilerin yaratıcı düşüncelerini geliştirmesi, öğrencilerin aktif bir şekilde öğrenme sürecine katılmalarına imkan sağlaması, kısa zamanda çok sayıda düşüncenin rahatça söylenebilmesi yönünde avantajlı bir yöntemdir.
Fikirlerin hepsinin değerlendirilmesinin güç oluşu, zamanın etkili kullanılamaması, konu dışına taşılması, tartışmaya aynı öğrencilerin katılması ve değerlendirmede güçlük çekilmesi dezavantajlı yönleridir.

Beyin Fırtınası yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gerekli hususlar;

– Öğrencilere fikirlerini rahatça söyleyebildikleri bir ortam hazırlanmalı ve fikirler alaycı bir üslupla değerlendirilmemelidir.
– Fikirler sınıfça tartışılmalı, öğrenciler fikir üretmeye teşvik edilmelidir.
– Değişik öğrencilere söz hakkı tanınmalı ve ders sonunda mutlaka tartışma ortamı sağlanmalıdır.

EĞİTİM-ÖĞRETİM ORTAMLARININ TASARIMI

Eğitimde tasarım; bir ortam için bilgilerin planlanması, organize edilmesi ve etkili olarak uygulanması faaliyetidir. Tasarımın genel amacı; var olan sistemi ya da yapıyı günün veya çevrenin şartlarına göre düzenlemektir.
Tasarım faaliyetlerinde eğitimciler sistem kuramını sık sık kullanırlar. Sistem kuramının genel amaçları; Eğitim içinde yapılan eğitim-öğretim faaliyetlerini düzenlemek, elde edilen ürünlerin genel bir değerlendirmesini yapmak ve bu faaliyetlerde meydana gelen hataları düzeltmektir.
Yapılan araştırmalar neticesinde tasarımı açıklamaya çalışan çeşitli araştırma raporları ortaya konuldu. Bunlardan İlki Rowland’ın yaptığı tanımdır. Bu araştırmacıya göre tasarım; belirli bir amacı başarılı olarak gerçekleştirmek için organize edilmiş faaliyetlerden elde edilen ürünlerdir.
Rowland’a göre Tasarım faaliyetleri organize edilirken yardım amacı güden belli başlı eğitim-öğretim faaliyetleri bulunmaktadır. Bu faaliyetler şunlardır;
– Tasarımın hedefi
– Diğer faaliyetlerle olan ilişkisi
– Tasarım faaliyetlerine etki eden faktörler
– Tasarım faaliyetlerinin temeli

Rowland’a göre tasarım sürecinde yukarıda belirtilen dört ana unsur gözönünde bulundurulmalıdır. Tasarımın daha etkili ve kaliteli olarak hazırlanması, uygulanması ve ürünlerin alınması yönünde bu unsurların faydası vardır.

Öğretim Tasarımı Nedir;
Öğrenmeyi sağlamak için öğretim materyallerinin ve öğretim sisteminin yönlendirilmesi olarak tanımlanabilir. Öğretim tasarımında genel olarak üç ana nokta bulunmaktadır.
– Neler öğretilmeli
– Öğrenmeyi en iyi biçimde gerçekleştirmede ne gibi kaynaklar ve prosedür kullanılmalı
– Gerekli olan öğrenmenin oluşup oluşmadığını nasıl kontrol edeceğiz?
İlk olarak eğitim-öğretim sürecinde hangi bilgilerin öğretilmesi gerektiği, hedef davranışlar açık olarak belirtilmelidir. Daha sonra belirlenen hedef davranışların gerçekleştirilmesi için yapılması gereken işlemlerin belirlenmesi gerekir. Son olarak kazanılması istenilen hedef davranışların ne kadarının kazanılıp ne kadarının kazanılmadığı belirlenmelidir.
Öğretim tasarımını özetlemek gerekirse, tasarımın asıl amacı öğrenmenin ve öğretmenin kalitesini artırmaktır. Genel olarak öğretim tasarımları hazırlanırken beş ana basamak göz önünde bulundurulmaktadır.
Analiz basamağında, genel olarak hedef davranışlar, öğrencinin özellikleri, çevrenin özellikleri ve var olan fırsatlar belirlendikten sonra değerlendirme çalışmaları yapılır. Yukarıdaki tablodaki tüm olgular birbirleri ile direkt olarak bağlantı içerisindedir.

Kuramsal Temeller
Öğretim tasarımı organize edilirken bazı bilim dallarındaki bilgiler birlikte kullanılmaktadır. mevcut olan bilgilerden yola çıkılarak başka bir bilim dalı olan öğretim tasarımı için sentezleme yapılmaktadır. Sentezleme faaliyetinde öğretim tasarımı için gerekli olan bilgiler kullanılır ve buradan yola çıkılarak öğretim tasarımı kuramı geliştirilmeye çalışılır.
Öğretim tasarım kuramlarında; öğrenci, konu, ortam yada çevre ve bilgilerin sunulması faktörlerine dikkat edilmelidir.
Öğretim tasarımı kuramında bulunması gereken özellikleri Wilson şu şekilde açıklamaya çalışmıştır;
– İlgili bilimlerin ve öğrenmenin bilimsel bilgisi
– Öğrenme faaliyetlerine dayalı olan etkili tasarım bilgisinin belirlenmesi
– Tasarım ile ilgili özel durumların bilgisi

Johson ve Fao ilgili bilim dallarını aşağıdaki gibi açıklamaya çalışmışlardır;
Sosyal Bilimler; Davranış bilimleri, gelişim psikolojisi, sosyal psikoloji ve bilişsel psikoloji
Bilgi Bilimi; iletişim, medya, bilgi yönetimi, bilgisayar bilimi
Yönetim bilimi ve mühendisliği; Sistem analizi, organizeli gelişme, uygulamalı araştırma ve proje yönetimi

EĞİTİM-ÖĞRETİMDE EĞİTİM TEKNOLOJİLERİNİN KULLANIMI
Eğitim teknolojisini kendi eğitim sisteminde uygulayan okullar eğitim kalitelerini artırmaktadırlar. Eğitim teknolojisi; öğrenme için gerekli olan düzenlemelerin, gelişimlerin, kullanımların, yönetimin ve kaynakların işlevlerinin değerlendirmelerinin pratiği ve teoriğidir.
Eğitim teknolojisinin amacı, bireylerde etkili ve kalıcı öğrenmeler meydana getirmektir. Kullanılan eğitim teknolojilerinin sadece bir öğrenme aracı olduğu unutulmamalıdır.

Eğitim Teknolojisi Grupları
– Modern Eğitim Teknolojileri (Elektrik-elektronik aksamlı)
– Düz yapıya sahip klasik eğitim teknolojileri
1- Modern (elektrik-elektronik sistemle çalışan) Eğitim Teknolojileri ;
Telefon
Film projektörü
Radyo
Bilgisayar
Ses kaseti
İnternet konferansları
Televizyon
İnternet temelli
Video
Gösterim araçları
Slayt makinesi
CD- Multimedya

2- Klasik yada Düz Yapıya Sahip Olan Eğitim Teknolojileri
* Kara Tahta
* Döner Levhalar
* Basılı (yazılı) Materyaller
* Kum Masası
* Bülten Tahtası