Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

Teknoloji Nedir?

Galbraith; teknoloji kavramını “bilimsel ya da diğer sistematik bilgilerin pratik alanlara sistemli bir şekilde uygulanması” olarak tanımlar.
Teknoloji kavramı; makineler, işlemler, yöntemler, süreçler, sistemler, yönetim ve kontrol mekanizmaları gibi ögeleri kapsar. Bu ögelerin belirli bir düzende bir araya gelmesiyle oluşan ve bilim ile uygulama arasında köprü görevi yapan bir disiplindir.
Teknoloji, araştırmalar ve kuramsal açıklamalar ile uygulayıcılar tarafından karşılaşılan sorunlar arasında bir köprü görevi görmektedir. Uzay endüstrisi buna bir örnek teşkil edebilir. Uygulamada çözülemeyen sorunlar teoride halledilerek daha sonra uygulamaya konulabilmiştir.

Öğretim Teknolojisi Nedir?
Teknoloji bilimsel araştırmalarla elde edilen sistematik bilgilerin pratik alanlara uygulanması tanımından yola çıkılarak; öğretim teknolojisinin, öğretimde kullanılan makineler ya da materyaller olarak tanımlanmasının doğru bir yaklaşım olmayacağı ortaya çıkar.
Öğretim teknolojisi; öğrenen üzerinde öğrenme sonucu kazanılan yeterlikler ve davranışlar üzerinde odaklanmalıdır.
Öğr.Tekn; daha etkili bir öğretim sağlamak amacıyla, öğrenme ve iletişim ile ilgili araştırmalara dayalı, insan ve maddi kaynakları birlikte kullanarak, öğretme ve öğrenme süreci bütününün belirli özel hedefler açısından sistematik olarak tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesidir.
Kısaca; öğretmen, kitap, yazı tahtası yanında öğretimsel amaçlar için kullanılabilecek kitle iletişim araçlarıdır.
Eğitim Teknolojisi; öğretme-öğrenme süreçleri ile ilgili özgün bir disiplini vurgularken, öğretim teknolojisi, konunun öğretimi ile ilgili öğrenmenin klavuzlanması etkinliğini ifade eder.

Sistem;
Genel anlamda; karşılıklı etkileşim içerisinde bulunan unsurların, tasarlanan amaçları gerçekleştirmek amacıyla bir bütün meydana getirecek şekilde organize edilmesidir. Sistemin parçaları birbirleriyle sürekli bir etkileşim içindedir.
Öğretimde Sistem Yaklaşımı;
Öğretim; insan davranışlarını istendik yönde değiştirmek için düzenlenen bir sistemdir. Öğretim sisteminin en önemli unsurları; öğrenciler, öğreticiler, öğretim materyalleri ve öğrenme-öğretme ortamıdır.

Analiz;
Öğretim tasarımı sürecinin ilk aşaması analizdir. Öncelikle; belli bir düzeyde, belli bir dersin ya da konunun öğretim amaçları belirlenir. (1) öğretim sonunda öğrencilere kazandırılması planlanan hedefler (2) bu hedefe ulaşmak için öğrencilerin öğretim sırasında kazanması gereken önkoşul davranışlar.
Örn/ Okuduğu metni anlayabilmek için ana fikrini ve bilinmeyen kelimeleri bilmek gerekir.
Öncelikle öğretimin amaçlarının belirlenmesi gerekir. Daha sonra her bir amaç analiz edilmeli, ancak unutulmaması gereken nokta öğrencinin giriş davranışları olmalıdır.
Özetle öğretimde tasarım sürecinin analiz aşamasında yapılması gerekenler şunlardır;
1- Öğretim amaçlarının belirlenmesi
2- Öğretim amaçlarının analiz edilerek, bilgi, beceri, tutum ve davranışların saptanması
3- Öğrencilerin özeliklerinin saptanması

Tasarım Geliştirme;
Sistem yaklaşımının ikinci aşaması tasarım ve geliştirmedir. Öğrencilerin hızları ve giriş davranışları geliştirilmelidir.
Öğrencilerin hedeflerde belirtilen davranışlara sahip olma düzeylerini belirleyecek ölçme araçları (test maddeleri) geliştirilir. Geliştirilen test maddeleri; ön testler, ara testler ve son testlerden oluşur. Ön test, öğrencilerin programa hazır olup olmadıklarını (ek eğitime ihtiyacı var mı ya da muaf mı tutulmalı) . Ara testler, programın uygulanması sırasında öğrencilerin ilerleme hızlarının ilerleme kaydedip kaydetmediğini gözlemek. Son testler ise, öğrencilerin bütün olarak programın amaçlarına ulaşma derecelerini belirlemek için kullanılır.
Sistem yaklaşımında; her bir aşama bir önceki aşamanın üzerine kurulur. Tasarım ve geliştirme aşamasında son olarak planlanan hedeflere ulaşılmasına yardımcı olacak eğitim araçları seçilir, gereçler tasarlanır ve geliştirilir.
Değerlendirme
Öğretim tasarımı sürecinin son aşaması değerlendirmedir. İki tür değerlendirmeden bahsedilebilir.
– Süreci değerlendirme
– Ürünü değerlendirme
Süreç değerlendirmesi; geliştirilen öğretim materyallerinin uygulama öncesinde aksayan yönlerini tespit etmek için yapılır. Analizin doğru yapılıp yapılmadığı, ölçme araçlarının yeterliliği, planlanan amaca uygunluğu bu aşamada değerlendirilir.
Süreç değerlendirmesi sonunda program hazır hale gelmiştir. Uygulamada olan programın değerlendirmesi ürün değerlendirmesi (Summative) olarak adlandırılır. Ürün değerlendirmesi ile; programın etkinliği, maliyeti ve faydası ortaya çıkar. Programın daha etkili hale getirilebilmesi için gerekli veriler elde edilir. Programın zayıf ve üstün yanları tespit edilir. Eğer aynı programa devam edilecekse aksaklıklar giderilmeye çalışılmalıdır.
Öğrenme Alanları
Bazı eğitimciler öğrenme alanlarını analiz ederek sınıflama sistemleri geliştirmişlerdir. Taksonomi adı verilen bu sınıflama sistemlerinde, öğrenme ürünleri (istendik davranışlar) en basitten en karmaşığa, kolaydan zora, birbirinin önkoşulu olacak şekilde aşamalı olarak sıralanmıştır.
Bloom’un Öğrenme Ürünleri Taksonomisi
Öğrenme Ürünlerini analiz ederek sınıflama sistemlerini geliştiren eğitimcilerin başında Bloom ve arkadaşları gelir. 1950’lerde yaptıkları çalışmalar sonucu öğrenme ürünlerini; bilişsel, duyuşsal ve psikomotor olmak üzere üç alanda toplamışlar ve bu alanlarda değerli eserler yayımlamışlardır.(Eğitim Hedefleri Taksonomisi: Bilişsel Alan vb.)

Bilişsel Öğrenmeler: Zihinsel etkinliklerin ağırlıkta olduğu davranışları bilgiyi tanıma ve hatırlama, onun üzerinde işlemler yapma, kavramlar, genellemeler, kuram geliştirme vb. konuları kapsar. Bloom ve arkadaşları bilişsel öğrenmeleri hiyerarşik bir yapı oluşturacak şekilde basitten karmaşığa doğru altı kategoride toplamışlardır. *Bilgi *Kavrama *Uygulama *Analiz *Sentez *Değerlendirme
Bu sıralamaya göre, kavrama düzeyindeki bir davranışın öğrenilmesi bilgi düzeyindeki davranışların önceden öğrenilmesine bağlıdır.

Duyuşsal Öğrenmeler: Bir nesne, bir olay, bir konuya karşı ilgi, tutum, tavır ve duygu gibi davranış eğilimlerini içerir. Duyuşsal öğrenmeler, bilişsel ve psikomotor davranışların kazanılmasını destekler. (öğrenme isteğinin bulunmaması, konuya ilgisizlik, konu hakkında alt yapı eksikliği vb.)
Psikomotor Öğrenmeler: Fiziksel becerilerin ağırlıkta olduğu davranışları kapsar (beceri taklidi, beceride hassasiyet). Bloom ve arkadaşları diğer öğrenmelere nazaran psikomotor öğrenmeyi önemsememişler ve bir sınıflama sistemi geliştirmemişlerdir. Birçok eğitimci psikomotor alanda taksonomi oluşturmuş ve bu konuda kapsamlı çalışma yapan Simpson’un taksonomisi geçerlilik kazanmıştır.

Bilişsel Amaçların Analizi
Bilişsel amaçların analizinde öğrencilere kazandırılmak istenen davranış için gerekli önkoşul davranışlar (öğrenmeler) kontrol edilir. Bilişsel amaçların analizi, amaca ulaşmak için önceden nelerin öğrenilmesi gerektiğini belirleyerek yapılır. belirlenen bilgi ve beceriler aralarındaki hiyerarşik ilişkiye göre şematik olarak düzenlenir. Ortaya çıkan şema öğrenme hiyerarşisi olarak adlandırılır.
Bilişsel Amaç Analiz Süreci
– Öğrencilerin öğrenme amacı ile ilgili sahip oldukları giriş davranışlarını belirleyin
– Birinci basamak (ilk düzey) ön koşulları tespit edin. Öğrencinin öğrenme amacına erişebilmesi için önceden neleri bilmesi gerekir sorusu ilk düzey davranışların belirlenmesinde etkili olacaktır.
– İkinci basamak (ikinci düzey) ve sonraki önkoşulları tespit edin. Bu aşamada, bir önceki basamakta belirlenen bilgileri/becerileri öğrenmek için gerekli önkoşul öğrenmeler belirlenir. Birinci basamakta belirlenen her bilgi ele alınır ve öğrencinin bu bilgileri öğrenmesi için önceden neleri öğrenmiş olması gerektiği cevaplanmalıdır.
– Önkoşul öğrenmeleri analiz etmeye daha ne kadar devam etmeyi düşündüğünüzü belirleyin. Ön koşul öğrenmelerin belirlenmesine yönelik analiz, öğrencilerin önceden sahip oldukları davranışlara kadar devam eder ve tamamlanır. Örn/ 3.sınıf matematik dersinde öğrencilerin öğretim sonunda sahip olması gereken bir davranışı analiz ederken analizi sayıların toplanıp çıkarılmasına kadar indirgemek gereklidir. Öğrenciler nasıl toplama yapılacağını önceden biliyorlardır.
– Öğrenme hiyerarşisini oluşturun. Bu aşamada analiz yoluyla tespit edilen bütün bilgi ve beceriler hiyerarşik olarak, basitten karmaşığa doğru sıralanırlar.
– Öğrenme hiyerarşisini doğruluğunu kontrol edin bilişsel amaç analizinin son aşaması, tespit edilen ön koşul becerilerin ve bunların sıralanışının doğruluğunun kontrol edilmesidir. Kontrol mantıki ve deneysel olarak yapılabilir. Mantıki kontrolde; oluşturulan öğrenme hiyerarşisi, tüm gerekli bilgileri ve herhangi bir gereksiz bilgi ya da beceriyi içerip içermediği kontrol edilir. Hiyerarşide yer alan her bilgi ele alınır ve öğrenci önkoşul olarak tespit edilen davranışlara sahip olduğunda bu bilgiyi öğrenebilir mi? sorusu sorulur. Cevap evet ise; öğrenme hiyerarşisinin bu bölümü tamamlanmıştır. Eğer cevap hayır ise, yeni öğrenme becerileri eklenmelidir. Önemli olmayan becerileri tespit etmek için; öğrenci bu önkoşul olarak tespit edilen beceriye sahip değilse yeni beceriyi yine öğrenebilir mi? sorusu sorulur. Cevap evet ise, bu öğretilmesi gerekli olmayan beceridir. Eğer cevap hayır ise; bu gerekli olan bir öğrenme becerisidir.
Öğrenme becerisini deneysel olarak kontrol etmek için; her bir öğrenme becerisi için test maddeleri geliştirilir ve test, örnek bir öğrenci grubuna öğretim sonunda uygulanır ve sonuçlar hiyerarşinin belirlenmesinde ve düzeltilmesinde kullanılır. Her bir becerinin öğrenilmesi bir üst becerinin yapılabilmesi ile ilgilidir.

Duyuşsal Amaçların Analizi
Duyuşsal amaçlar daha önce de değinildiği gibi bilişsel ve psikomotor davranışları destekler. Duyuşsal amacın analizi amacın içerdiği öğrenme alanı temel alınarak yapılır. duyuşsal bir amacın gerçekleştirilebilmesi için psikomotor ya da bilişsel davranışların daha önceden öğrenilmiş olmaları gerekmektedir. Örneğin/ eğer öğrencilerin trafik kurallarına uymaları isteniyorsa, öğrencilerin trafik kuralları ve bu kurallara uymanın neden gerekli olduğunu daha önceden öğrenmiş olmaları gerekmektedir.
Öğrencilerin Analizi
Bir öğretimin başarısı, diğer faktörler yanında, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyine uygun planlanması ve uygulanmasına bağlıdır. Öğrencilerin önceden sahip oldukları bilgi, beceri, tutum ve davranışlara giriş davranışı adı verilir. Öğreticin öğrencilerin giriş davranışlarını seçmek gibi bir hakları yoktur.
Öğretilecek konularla ilgili olarak öğrencilerin önceden sahip oldukları bilgi ve beceriler hakkında bilgi toplanmalıdır. Öğrencilerin giriş davranışlarının belirlenmesi ve öğretim analizi yapma aynı anda yapılmalıdır. Öğrenciler birçok yönden birbirlerinden farklılıklar gösterirler.
Bu farklılıklar;
– Olguları, kavramları ilişkileri kavrama/hatırlama yeteneği
– Fiziksel, duygusal ve sosyal gelişim
– Öğrenme arzusu, motivasyonu
– Öğrenme biçimleri (tercihleri)
– Bireysel veya grupla çalışma yeteneği
– Kas koordinasyonu
– Okuma ve dinleme yeteneği
– Kendini sözlü veya yazılı ifade etme yeteneği
– Öğrenme hızı veya kapasitesi

Öğretimin nasıl gerçekleştirileceği bu bireysel farklılıklar göz önüne alınarak planlanmalıdır.

Öğretim yapacağımız grup hakkında aşağıdaki üç kaynaktan bilgi toplanabilir;
1- Öğrenciler; öğrencilerden direkt olarak dolaysız bir şekilde giriş davranışları ve genel özellikleri hakkında bilgi toplanabilir. * Test Uygulamak * Öğrencilerle görüşme yapmak * Öğrencileri gözlemleme ile öğrenciler hakkında bilgi edinilebilir.
2- Öğrenciler hakkında bilgisi olan diğer kişiler. Hedef grupla ilgili tecrübeli yöneticilerden, diğer öğretmenler ve öğrencilerden bilgi alınabilir.
3- Öğreticinin kendi tecrübeleri ve tahminleri öğrencilerin öğrenmeye karşı ilgi ve isteklerinin tespiti yapılabilir.

İçeriğin Sıralanması ve Modüllere (Ölçü Birimlerine) Ayrılması
Eğer bir psikomotor beceri analizi yapmışsanız, bütün aşamaları birinci aşamadan başlayarak yapılış sırasına göre öğretmelisiniz. Eğer prosedürde temel aşamaların alt aşamaları varsa, bunlar bir sonraki temel aşamadan önce öğretilmelidir. Her bir basamağın öğretiminden önce, ilgili araç-gereç, kavramlar, ilkeler ve bilgiler öğretilmelidir.
Bir sonraki aşama, bütün içeriği bölerek belirli uzunluktaki modüllere ayırmaktır. Modüllerin kapsamını ise birkaç faktör etkiler. Öğrencilerin ilgilerinin ara vermeden ne kadar devam edeceği, öğretim materyallerinin seçimi ve öğrenci grubunun ruhsal ve fiziksel özellikleri modüllerin kapsamlarını etkileyen faktörlerdir. Genellikle modül bir saatten kısa ve üç saatten fazla olmamalıdır.

Mevcut Materyallerin Analizi
Aynı konuda çalışma yapmamak için, konu ile ilgili önceden varolan materyallerin araştırılması ve değerlendirilmesi gerekir. Konu aktarımında kullanılacak olan materyaller araştırılı edinilmelidir. Materyallerin öğrenmeye yardımcı olup olmadığı da analiz edilmeli, en etkili şekilde kullanılabilmelidir.

Öğretim Ortamını Tanımlama
Öğretim ortamı; öğretim ve öğrenmenin gerçekleşeceği fiziksel çevredir. Öğretim için seçilen ortam öğretim kalitesini doğrudan etkileyecektir. Her öğrenim için farklı fiziki şartlar gerekecektir. Her öğrenci için farklı bir öğrenme ortamı oluşturmak imkansızdır; bu yüzden grubun genelinin başarılı olabileceği öğretim ortamları tasarlanmalıdır.
Öğretme ortamının tanımlanması ve bazı soruları cevaplandırılması gerekir;
– Öğrenme nerede gerçekleştirilmeli
– Öğretme ortamının özellikleri nelerdir.
– Bu özellikler öğretimi nasıl etkileyebilir, öğretim kalitesi artırılabilir mi?

Sınıf Ortamının Düzenlenmesi
Sınıf ortamının öğretimi kolaylaştırıcı bir şekilde düzenlenmesi gerekir. Masa, sıra, sandalye ve kullanılacak araç gereçlerin düzenlenmesi ile öğretim daha etkili bir şekilde gerçekleştirilebilecektir. Özellikle oturma düzenine dikkat edilmelidir.

– Geleneksel Oturma Düzeni (şimdiki oturma düzeni)
– U-Şekli Oturma Düzeni (20 ve daha az)
– Yuvarlak Dikdörtgen Masalar (4-6 kişilik oturma düzeni)

ÖĞRETİM DURUMLARINI DÜZENLEME
Öğretim içeriğinin büyüklüğü ve niteliği ne olursa olsun genel olarak öğretim durumları beş temel ögeden meydana gelir;
– Giriş
– Sunu
– Alıştırma
– Geri bildirim
– Değerlendirme

Giriş kısmında öğrencilerin öğrenmeye hazır hale getirilmesi sağlanır ve dikkatleri anlatılacak yada uygulanacak olan konu üzerine çekilir. Öğrencilerin daha önce öğrenmiş olduğu bilgiler ve yeni öğretilecek bilgi arasında bağlantı kurulmaya çalışılır.
Sunu, öğrenciye; bilgi, kavram, davranış, ilke, yöntem gibi olguların verildiği kısımdır. Öğrencilere kazandırılmak istenen davranışlar daha önceden tespit edilmeli ve giriş davranışlarına göre uyarlanmalıdır.
Alıştırma başka bir deyimle uygulama sahası olarak da adlandırılabilir. Öğrenciye kazandırılmak istenen davranışların öğrenciler tarafından denendiği bölümü ihtiva eder.
Geri bildirim; alıştırma bölümünün bir uzantısı konumundadır. Öğrencinin kazandığı davranışlar ya da bilgiler üzerinde analiz, sentez ve işlem yapmaları bu kısımda incelenir.
Değerlendirme bölümünde ise; öğrencilerin amaçlanan hedeflere ulaşma düzeyleri ortaya çıkartılır, yapılan hatalar kontrol edilerek düzeltme yoları araştırılır. Öğrencilerin öğrenmelerini kolaylaştırmak amacıyla somut önlemlerin alınması gereken bölüm değerlendirmedir.

– Giriş Etkinliklerini Planlama
Öğretimin sağlıklı ve etkili bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için giriş etkinliklerinin plânlanması bir zorunluluktur. Öğrencilerin dikkatini çekebilmek ve bunu öğretim süresince sağlayabilmek için öğretmene büyük görev düşer. Eğiticinin konuya hakim olması, kullanılacak olan materyallerin seçimi, görsel uyarıcıların etkili kullanılması yanında; ses tonunun etkili kullanımı, yaşanılana çevreden örnekler verilmesi, dikkatin dağıldığı anlarda mizahi yaklaşımlarda bulunarak giriş etkinliklerin planlanması gerçekleşebilir.
Öğrenciler sürekli olarak verilen bilgilerin ne için gerekli olduğunu düşünürler. İlgi alanları dışına çıkan her şeyi bir zorunluluk olarak algılarlar. Oysa ki öğrencilerin ilgilerinin öğretilecek konu üzerine kaydırılması onlarda öğrenme isteğini canlandıracaktır. Öğretmenlerin öğrencilere verilen bilgi/davranışları; ne için öğrendiklerini, nerede ve nasıl kullanacaklarını anlatmaları sorunu büyük ölçüde sınırlandıracaktır.
Öğrencilerin ilgilerinin çekilerek öğrenme isteğinin sağlanması aynı zamanda öğrencilerin derse katılmalarına ve kendilerini değerlendirmelerine de yardım eder. Öğretim hedeflerini sonunda ne olacağını öğrencilere anlatmak bazen istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına neden olur ve onların öğrenme isteğinin kaybolmasına neden olur. İzlenmekte olan bir filmin sonunda ne olacağını bilmek gibi!
Öğrencilerin giriş davranışlarının ortak bir noktada toplanmasının yanında ön bilgilerinin onlara hatırlatılması gerekir. Daha önce öğrenilen bir bilgi ortaya çıkarılır ve yeni bilgi onun üzerine bina edilirse kalıcı bir öğrenme elde edilebilecektir.
Hedeflerin açıklanması, önkoşul davranışların belirlenmesi, bilgilerin hatırlatılması ve örenme motivasyonunun sağlanması için öğretmenin daha önceden hazırlık yapması kaçınılmaz bir zorunluluktur.

– Öğretimi Planlama (Sunu Aşaması)
Öğretimi kolaylaştırmak için uygun yöntem seçilmeli ve yanıltıcı uyarıcılar azaltılıp öğrenciye uygulama alanı oluşturulmalıdır. Öğretim planlanırken aşırı bilgi aktarımı yapmamaya özen gösterilmelidir. Öğrencilerin öğrenmeye katılımları sağlanmalı, karmaşık beceriler parçalara bölünerek verilmelidir. Öğretmen öğretim sırasında öğrenmeye yardımcı olacak stratejiler kullanabilir;
** Ders Özeti; Hatırlamayı kolaylaştırmak ve unutkanlığı azaltmak için ders sırasında ve ders sonunda anlatılan konu özetlenmelidir. Her bilgi veya bilgi grubunun öğretiminden sonra önceki bilgilerin özeti verilmelidir. Sürekli tekrarlanan ve önemli olan bilgiler gerekiyorsa her derste hatırlatılmalıdır.
** Tekrar; Zor olan becerilerin kazandırılmasında tekrar büyük önem taşır. Öğrencilerin öğrendikleri beceriyi yapabilmeleri aynı zamanda öğrenme isteklerini de artıracaktır.
** Kolaydan Zora Sıralama; Bilgiler, örnekler, alıştırmalar kolaydan zora (Basitten-karmaşığa) doğru bir sıralama takip etmelidir. Bu öğrencilerin zor bir beceriyi öğrenmelerini kolaylaştıracaktır.
** Genelleme Yapma; Öğrencilerin verilen bilgileri kullanabilmeleri ve uyarlayabilmeleri için, verilen örneklerin ve alıştırmaların birbirinden farklı olmasına dikkat etmeli, karşılaştırma yaparak öğretim sonrası farklı ortamlarda kullanması sağlanmalıdır.
** Dikkat Çekme; Öğretmen öğrenciler için önemli olan konu ve hususları onların dikkatini çekerek anlatmalıdır (Ses tonu, materyaller, anlatım yöntemi, örneklemeler, vb.).
– Alıştırmaları Planlama
Alıştırma Yapmanın Faydaları;
* Öğrenme sürecine aktif katılım
* Eksiklik ve yanlışlıkları görme düzeltme
* Hatırlamanın kolaylaşması
* Öğrenilen bilginin bellekte uzun süre kalması
Öğrenciler; öğrendiklerini yapabilme ve öğretmene öğrendiğini gösterme eğilimindedirler. Sadece eğiticinin anlatımı ya da uygulaması ile tam öğrenme gerçekleşmez. Öğrencilere belirli aralıklarla alıştırma yapma şansı verilmeli, öğretilen bilgi/davranışlar alıştırma yoluyla pekiştirilmelidir.

– Geri Bildirimi Planlama
Yapılan alıştırmaların yanında öğrenciler kendi davranışları hakkında geri bildirim verilmelidir. Öğrencilerin nerelerde nasıl yanlışlar yaptıklarını bilmeleri hatalarını düzeltmelerine imkan sağladığı gibi, daha sonraki becerilerin öğrenimini de kolaylaştıracaktır.
Geri Bildirimin Etkili Olabilmesi İçin;
– Kapsamlı olmalıdır; (Sadece yanlış yapıldığını söylemek doğruyu bulmalarına yardım etmez)
– Belirgin Olmalıdır; (Hatanın Yönü ve boyutu)
– Düzeltici olmalıdır; (Doğru cevabın gerekçesi)
– Anında verilmelidir; (Her bir beceri/davranıştan sonra)
– Pekiştirici olmalıdır; (doğru cevabı ödüllendirme- teşvik etme)

– Değerlendirmeyi Planlama
Öğrencilerin giriş davranışlarının ölçülmesi, ön test uygulanması, öğrenci davranışlarının ölçülmesi ve değerlendirilmesi, son değerlendirme için bir test yapılıp yapılmaması bu bölümde incelenir ve uygulamaya konulur. En bilimsel ve öğrencilere en uygun değerlendirme şekilleri araştırılır ve geliştirilir.
YÖNTEM SEÇİMİ
Öğretmen, öğrencilere kazandırılmak istenilen davranışların tür ve seviyesine dayalı olarak kendisine ve öğrencilerin özelliklerine uygun olan yöntemi seçmelidir. Öğretmen tek bir yöntemi uygulayabileceği gibi karma bir yöntem de uygulayabilir.
Psikomotor bir beceri genellikle gösterip isteme yöntemi ile uygulanmaktadır, ancak bir becerinin yapılabilmesi için daha önceden bilişsel ve duyuşsal bazı davranışların öğrenilmiş olması gerekir.
Öğretmenin yöntem seçimini etkileyen başlıca faktörler;
– Öğrenci grubunun büyüklüğü ve özelliği
– Öğretim ortamı ve kazandırılmak istenilen davranışın özelliği
– Kullanılabilecek araç-gereçler
– Öğretime ayrılan süre
– Öğretmenin yönteme yatkınlığı ve yeterliliği

Bazı Öğretim Yöntemleri
– Anlatım Yöntemi
Öğretmenlerin en çok kullandıkları yöntemdir ve öğretmenin konuyu öğrencilere pasif bir şekilde anlatması esasına dayanır. Öğrenci grubunun fazla olması ve zamandaki kısıtlılık bu yöntemin seçimini etkileyen en önemli faktördür. Bireysel farklılıkları göz önüne almaması ve aktif katılım sağlanamadığından genel olarak dersler sıkıcı geçer.
Konular öğrencilerin anlayabileceği bir seviyede, uygun bir ses tonu ile anlatılmalıdır. Mantıksal bir sıra dahilinde basitten karmaşığa doğru, gerekiyorsa yardımcı materyaller kullanılarak anlatım zenginleştirilmelidir. Anlatılan konuların nerede, ne zaman ve nasıl kullanılacağı öğrencilere anlatılmalı, yaşadıkları çevreden örnekler verilmelidir. Ayrıca öğretmen vücut dilini etkili olarak anlatım yöntemini kullanırken uygulamalıdır.

– Soru-Cevap Yöntemi
Öğretmenin hazırlamış olduğu konuyu, anlatım esnasında, sırasında ve sonrasında daha önceden belirlediği soruları sorması ve öğrencilerden aldığı cevapları değerlendirerek yaptığı öğretim olarak tanımlanabilir. Anlatım yöntemi ile birlikte kullanılan bir öğretim şeklidir. Öğrenciler düşünme, konuşma ve yorum yapma alışkanlıkları bu yöntem yardımıyla geliştirilir.
Sorulacak olan sorular öğrencilerin seviyelerine uygun olmalı, hep aynı öğrencilerden cevap istenmemelidir. Öğrencilere cevaplarla ilgili ipuçları verilerek onları küçük düşürecek tavırlardan kaçınılmalıdır. Ayrıca sorulacak soru ilk önce sınıfa yöneltilmeli tesadüfi bir sıra ile sorulmalıdır.
– Gösterip Yaptırma Yöntemi
Bilişsel ve psikomotor becerilerin kazandırılmasında sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bir becerinin uygulanmasını, araç-gereçlerin kullanılmasını gösterdikten sonra öğrenciye alıştırma ve uygulama alanı verilerek yapılan öğretim yöntemidir.
Gösterilecek olan konu küçük parçalara ayrılmalı ve basitten karmaşığa doğru öğrencilerin anlayabileceği bir seviyede verilmelidir. Öğrencilere yeterli zaman tanınmalı ve her basamakta öğrenme kontrol edilmelidir.
– Örnek Olay Yöntemi
Anlatılacak konu ile ilgili gerçek hayatta karşılaşılan problemlerin sınıf ortamında neden, nasıl ve sonuç ilişkisine göre incelenerek çözümlenmesi yoluyla, öğrencilerin konu ile ilgili bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazanmasını sağlamak ve benzer olaylar karşısında çözüm bulmalarına ve uyarlamalarına yardımcı olmak amacıyla kullanılır.
Öğretmen olayla ilgili öğrencilere daha önce bilgi vermeli ve olayların ayrıntıları tespit edilmelidir. Çıkartılan sonuçlar belirlenerek vurgulanmalı, öğrencilere sorulara sorulup cevaplar alınarak konu pekiştirilmelidir. Çıkarılan sonuçların nerede, ne zaman ve nasıl kullanılacakları öğrencilerle beraber tartışılmalıdır.
– Grup Tartışması
Tüm öğrencilerin katılımını sağlanması açısından önemli bir yöntemdir. Konu ile ilgili katılımcıları düşünmeye yöneltmek, önemli noktalara ilgilerini çekmek ve çözüm üretmelerini sağlamak esasına dayanan bir yöntemdir. Genellikle 2-8 öğrenci tarafında hazırlanan konunun öğrenciler tarafından rapor edilerek sınıfa sunulması esasına dayanır.
Grup çalışması yöntemi kullanılırken şu hususlara dikkat edilmelidir;
** Konu ve amacın saptanması
** Tartışmaya yön verecek soruların belirlenmesi
** Araç-gereç ve tekniklerin belirlenmesi
** Tartışmanın yapılacağı ortamın düzenlenmesi
** Özet ve değerlendirmenin yapılması
– Rol Oynama Yöntemi
Eğitim konusu ile ilgili bir durum ya da sorun öğrenciler tarafından sınıf önünde canlandırılır. Öğrenciler bir başkasının bakış açısıyla olayları değerlendirme şansına sahiptirler. bU yüzden başka bir kimliğe bürünerek, canlandırdığı kişinin düşüncelerini, duygularını anlayabilme ve değerlendirme olanağına sahip olurlar. Bu yöntem onların deneyim kazanmalarını ve yaşayarak öğrenmelerini sağlar.
Rol oynama yönteminde dikkat edilecek hususlar;
**Ortam yaratmak (hazırlamak) **Rolleri belirlemek **Rollerin sahiplerini belirlemek ** Rollerin oynanması ve değerlendirme
– Beyin Fırtınası Yöntemi
Daha önceden belirlenen bir konunun, belirli bir süre dahilinde çözümlenmesi, karara bağlanması ve fikir üretilmesi esasına dayanan bir tekniktir. Üretilen tüm fikirler doğruluğu ve yanlışlığı tartışılmadan bir yere not edilmelidir. Üretilen fikirlerin fazlalığı tekniğin başarısı olarak adlandırılır. Daha sonra not edilen tüm fikirler tartışılmalı, gerçeğe uygun olamayan fikirler elenerek ve benzer fikirler birleştirilerek yöntem sonuca bağlanır.

BAZI TEMEL ÖĞRENME İLKELERİ
1- Öğrenme Motivasyona Dayanır.
Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öncelikle öğrencinin öğrenmeye istekli olması gerekir. Öğrencilerin öğrenmeye olan istek ve arzuları öğretmen tarafından işlenmesi gereken konu üzerine yoğunlaştırılmalıdır. Başarı kavramı öğrenmeyi destekleyen ve motive eden en önemli faktörlerden birisidir. Yerinde kullanılan bir ödül veya takdir öğrenmenin gerçekleştirilmesinde büyük rol oynar. Öğrencinin başarısızlığın sonucunda bir ceza olduğunu hissetmesi durumunda öğrenmeye hazır hale gelme neredeyse imkansızdır.
Öğrenciler öğrendikleri bilgilerin ne derece kullanılır ve gerçek hayata geçirilebilir olduklarını düşünürlerse o kadar çabuk öğrenirler. Bu yüzden öğrenme dürtüleri mutlaka gereklilik düzeyinde anlatılmalı ve kavratılmalıdır. Öğretmenler öğrencilerinin öğrenmeye hazır hale gelmesi için büyük çaba sarf etmelidirler.
2- Öğrenme, Öğrenme Kapasitesine Dayanır
Öğrencilerin hepsi aynı seviyede öğrenme kapasitesine sahip değildirler. Zeka, beceride hassasiyet, tutum, dürtüler, zevkler, giriş davranışları, ekonomik ve sosyal yapı gibi bir çok faktör öğrenmelerini birbirlerinden farklı kılan kavramlardır.
Öğrenme kapasitesinin sağlıklı olarak belirlenebilesi için sağlıklı bir öğrenme ortamının oluşturulması şarttır. Her öğrenci verilen uyarıcılara değişik tepki gösterebilirler. Belleklerinde işlem yapma, olguları veya kavramları uzun süreli belleklerine aktarmada sorun yaşayabilirler. Öğrencilerin ortak özelliklerine ve kavrama kabiliyetlerine göre ortak bir sistem belirlenerek uygun bir öğrenme ortamında öğrenme gerçekleştirilmelidir.
3- Öğrenme Geçmiş ve Mevcut Deneyimlere Dayanır
Öğrencilere öğretilecek olan konular daha önce öğrenmiş oldukları bilgilerin üzerine bina edileceğinden daha önce öğrenmiş oldukları bilgiler kontrol edilmeli ve gerekiyorsa tekrarlanmalıdır. Konuların işlenişi ve yorumlanması daha önceki bilgilerin ışığı altında yapılmalıdır.
4- Öğrenme, Öğrencinin Aktif Katılımına Dayanır
Öğrencilerin öğrenebilmesi için dersin veya konunun bir parçası olduğunu hissetmesi ve derse aktif olarak katılması gerekebilir. Öğrencilerin derse katılımının sağlanması için demokratik bir öğrenme ortamı oluşturulmalıdır. Öğrenciler düşündüklerini söyleyebilme ve yorum yapabilme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar.
5- Öğrenme, Problem Çözmeyle (Uygulama Yapma) Pekişir
Yapılan öğrenme öğrenci merkezli olmaktan daha çok öğrenci merkezli olmalıdır. Öğrencilerin öğrendikleri bilgileri deneyebilmeleri ve kendilerini kontrol edebilmeleri için yeterli zaman ve imkan tanınmalıdır. Öğrenciler öğrendikleri bilgilerle ilgili olarak ne kadar çok uygulama alanı bulurlarsa o kadar başarılı olacaklardır.
6- Geri Bildirim, Öğrenme Etkinliğini Artırır
Öğrencilerin ne kadar ilerlediklerini ve ne derece başarılı olduklarını ortaya çıkaran en önemli kavramdır. Öğrenciler kat ettikleri mesafeyi gördüklerinde hem öğrenmeye olan ilgileri artacak hem de ne ölçüde başarı sağladıklarını görecekledir.
7- İnformal bir Öğrenme Ortamı Öğrenmeyi Artırır
Formal bir öğrenme ortamı bazen öğrencilerin öğrenmelerini zorlaştıran bir faktör olarak karşımıza çıkar. Amaç öğrencilerin öğrenmeleri olduğuna göre informal bir öğrenme ortamı sağlanarak öğrenme kolaylaştırılabilir.
Öğrenciler rahatça fikirlerini söyleyebildikleri ve yorum yapabildikleri ortamlarda daha kolay öğrenirler. Bu yüzden informal ve demokratik bir ortam içerisinde etkili bir öğretim sağlanmalıdır.
8- Yenilik, Çeşitlilik ve Risk Öğrenmeyi Artırır
Etkili bir öğretim faaliyeti için öğrencilerin ilgileri sürekli kılınmalıdır. Yeni bir uyarıcı öğrencilerin ilgisini çeker ve tepkilerini uyarlamaları gerekir. Öğrenme deneyimlerinde çeşitliliğin ve alternatiflerin olması değerlendirme yapma ve doğruyu seçme uğraşlarının olması öğrenmeyi zenginleştirir. Başarının kesin olmadığı ortamlarda öğrenciler doğruyu bulma ya da bulamama olguları içinde kendilerini değerlendirme ve yetiştirme imkanı kazanırlar.
9- Öğrenme, Birey Kendisinden Beklenen Yeni Davranışın Ne Olduğunu Bilirse Artar
Öğrenciler parçalara bölünmüş karmaşık bir davranışı tamamlayamaya bilirler. Bu yüzden davranışın neye benzediği daha önce kendilerine anlatılmalıdır ki öğrenciler kendilerini davranışın gerçekleşmesi yönünde uyarlayabilsinler.

Nasıl Öğretmeliyim?
Öğrenci merkezli bir öğretim için;
– Bilinenden bilinmeyene doğru bir sıra takip edin,
– Öğrencilerin aktif katılımı sağlanmalı, onları düşünmeye, araştırmaya, karara vermeye, uygulamaya ve uyarlamaya yöneltecek sorular sorun,
– Gerekli araç-gereçleri etkili kullanın ve onlara yeterli zaman tanıyın,
– Sınıfta uygun bir öğrenme ortamı yaratın,
– Geri-dönüt düzeltme kullanın ve sınıfa hakimiyeti sağlayın,
– Öğrencileri alaycı bir dille eleştirmeyin, derste öğrenilen tüm bilgilere uygulama alanı yaratın,

Öğretmen Öğrenci İlişkisini Nasıl Yönetmeliyim?
Öğrenmeye uygun bir sınıf ortamı sayesinde öğrencilerin bir çok problemi ortadan kaldırılabilecektir. İstenmeyen öğrenci davranışlarının ortadan kaldırılması için öğrencinin okul dışarısında bulunan, okul çevresi, aile ortamı ve sosyal yaşantısı kontrol edilmelidir.
Öğrenci davranışları üzerinde olumlu etkisi olan bazı öğretmen davranışları şunlardır;
– Öğrencilere saygı duyun,
– Öğrencilerinizle dostluk kurun;
– Sınıfın birbirine bağlılığını ve öğrenme isteğini sürekli kılın,
– Öğrencilerinizle ilişkilerinizde tutarlı bir tavır sergileyin,
– Yanlış bir davranışı kişiselleştirmeyin,
– Kurallar ve sınıf davranış standardı oluşturun,

ÖĞRETİM ARAÇ-GEREÇLERİNİ SEÇME, TASARLAMA VE ETKİLİ KULLANMA

Araç-Gereçlerin Öğretimdeki Yeri ve Önemi
Eğitimde araç-gereç kullanımı öğretimi gerçekleştirmek ve daha iyi duruma getirmek amacıyla kullanılırlar. Öğrenme ortamının zenginleştirilmesi ve farklı uyarıcıların verilmesi ile öğrenme daha etkili bir şekilde gerçekleştirilir.
Araç gereçler, anlaşılması güç kavramların öğrenciye aktarılmasında kolaylık sağlar. Anlatılacak olan kavram veya olgu görsel eğitim araçları ile daha önceden gösterilirse öğrencinin konuyu kavraması kolaylaşacaktır.
Araç-gereç kullanımı, öğrencilerin ilgisini çekmesi ve eğitim-öğretim faaliyetlerinde zamanda tasarruf sağlaması bakımından avantajlıdır. Öğrencinin konuyu kısa sürede öğrenerek konu hakkında problem çözme ve uygulama gibi faaliyetlerine zaman ayırması sağlanır.
Öğrenciler kendi başlarına edinemeyecekleri araç-gereçleri okulda tanıma ve kullanma fırsatı yakalarlar. Yanlarında bir öğretici olması da onların bunları güvenle kullanmasını sağlar.
Araç-gereçler eğitim-öğretim süresi boyunca sürekli olarak kullanılabilir. Öğrencilerin bireysel farklılıklarını göz önüne alarak öğrenme hızlarının eşitlenmesine neden olurlar.
Küçük nesnelerin büyütülmesi, hızla meydana gelen bir olayın film karelerine taşınması, yavaş oluşan bir olayın hızlandırılması, renksiz bir objenin renklendirilmesi gibi eğitim olayları araç-gereçlerle gerçekleştirilir.
Unutulmaması gereken nokta, eğitimde kullanılan Araç-gereçlerin öğretmenler tarafından tanınması ve kullanılması zorunluluğudur. Öğretmenler kullanamadıkları materyali asla sınıfa getirmemelidir. Bazı materyaller kullanımı tam olarak bilinmediği takdirde (Elektronik, Motorlu vb.) öğrencilerin yaralanmasına ve yanlış bilgilendirilmesine neden olacaktır.
Öğretimde Araç-gereç Seçimini Etkileyen Faktörler
Öğretim ortamı, öğretim teknikleri, öğrenci grubunun özellikleri, öğretim hedefleri, araçların kullanılırlığı, zaman gibi bir çok faktör eğitim-öğretimde araç-gereç seçimini etkileyen faktörlerdir. Öğrencilerin karmaşık bir bilgi veya beceriyi kazanmasında en doğru teknik en doğru zamanda tercih edilmelidir.
Eğitimde kullanılan bazı araç-gereçler maliyet bakımından oldukça külfetlidir. Bu yüzden öğretmenler hangi okulda hangi materyalin olduğunu tespit ederek kendilerine gerekli olan materyali ödünç alarak kullanabilirler. Materyaller seçilirken dikkat edilecek ilk şey öğrenci grubunun büyüklüğü ve özelliği olmalıdır. Öğrencilere bilgiyi sunma derecesi materyallerin etkili kullanılması ile doğru orantılıdır.
– Öğretim Ortamının Özellikleri
Materyal kullanılırken öğretimin gerçekleştirileceği ortam dikkate alınmalıdır. Bazı materyaller dar bir alanda kullanılırken, bazıları geniş bir alanda büyük bir öğrenci grubuna hitap edecek şekilde yer alır. Öğretim ortamının özelliğine göre öğretmen kendisine ve öğrencilere en uygun araç-gereci seçmelidir.
– Öğretmenin Materyal Bilgisi
Öğretmen araç-gereçlerin kullanımı ile ilgili gerekli beceriye sahip olmalıdır. Öğretmenin eğitimde kullanılan araç-gereçlerin faydalı olduğuna inanıp, bu materyalleri tanıma ve kullanma vasıflarına sahip olması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu yüzden gerekiyorsa eğitimde kullanılan materyaller ile ilgili hizmetiçi eğitim kursları açılarak öğretmenler bilgilendirilmelidir.
– Öğretim Hedefleri
Bütün araç-gereçlerin her öğrenmede başarı sağladığı söylenemez. Öğretimin belirlenen hedeflere ulaşması için materyallerin seçimi ve kullanımındaki zamanlamaya dikkat edilmelidir. Öğretilecek olan bilgi ya da davranışın özeliğine göre uygun olan materyal seçilmelidir.

Öğretim Hedefleri ve Beceri Gelişimleri
– Sözel Bilgi; Sözel bilginin öğretilmesinde kullanılacak etkili yöntemlerden birisi de yazılı materyallerdir. Yazılı materyallerdeki renk ve resimlendirmeler onları daha cazip hale getirmiştir.
Bilgisayar destekli öğretim, grafik ilişkilendirmesi, ses kayıt, tepegöz kullanımı gibi materyallerle sözel bilgilerin öğretimi kolaylaştırılabilir.
– Ayırt Etme Becerileri
Gerçek eşyaların kullanılması veya bunların görsel materyallerle öğrencilere anlatılması yoluyla ayırt etme becerileri geliştirilebilir.
– Somut Kavram Becerileri
Kavramı ana hatlarıyla ve bütün özellikleri ile yansıtan gerçek örnekler kullanılabilir. Resimler gerçek eşyaların yerine kullanılabilir. Psikomotor davranışların kazandırılmasında hareketli resimler sayesinde öğretim kolaylaşacaktır. Tekniğin parçalara bölünerek kare kare incelenmesi ver daha sonra tekrarı ile etkili bir öğrenme gerçekleşecektir.
– Tanımlanmış Kavram Becerileri
Soyut kavramların anlatımını içerir. Soyut kavramlar anlatım ve benzetişim yöntemi ile açıklanmaya çalışılır.
– Kural Kullanma Becerileri
Kural kullanma becerileri, çeşitli renklerde düzenlenmiş levhalar, şemalar, grafikler, tepegöz saydamları yolu ile öğrencilere kazandırılabilir.
– Problem Çözme Becerileri
Problemin mahiyetine göre daha önceden belirlenen öğrenme ortamında yine daha önceden belirlenmiş materyallerle gerçekleştirilen eğitimle mümkündür. Öğrenciler problem çözme yolu ile değerlendirme, muhakeme ve uygulama alanı bulurlar.

– Bilişsel Stratejiler
Öğrencilere bir sorun ya da problemin çözümünde değişik ve yeni bir yol kullanmasını öğretmek, öğrenci kavramlar ve ayırt etme becerilerini öğrenmemişse oldukça zordur.
– Psiko-motor Beceriler
Film ve video gibi bazı öğretim teknikleri hızla ilerler ve psikomotor davranışın incelenmesine engel olurlar. Bu yüzden hareketsiz resimler ya da yavaşlatılmış filmler bu problemi çözebilir. Videoda öğretilecek davranış kare kare durdurularak öğrencilere teknik hakkında bilgi verilebilir. Videolu mikro öğretim tekniği ile kısa psikomotor davranışlar kaydedilir ve daha sonra seyredilerek teknikteki hatalı ve doğru yönler tespit edilerek eğitime yön verilir.
– Tutumlar
Sınıfa konuşmak ve görüş bildirmek amacıyla herkesin saygı duyduğu biri çağrılabilir ve öğrencilerin gözleyerek ve izleyerek öğrenmeleri sağlanabilir. Bu şekilde tutum ve davranışlarda olumlu bir değişiklik sağlamak mümkündür.

Öğretim Materyalleri Tasarımı
Öğretimde tam öğrenmenin gerçekleşebilmesi için bazı öğretim materyalleri tasarlanabilir. Öğretmen, slaytlar, tepegöz saydamları, posterler, grafikler, bülten tahtası, kum masası gibi birçok materyali kendisi oluşturabilir ya da yapılmış olanları değiştirebilir.

Tasarım Öğeleri
Görsel tasarım öğeleri çizgi, alan, şekil, doku ve renklerden meydana gelir. Birçok kaynakta çeşitli şekillerde gösterilebilir.
Çizgi; Çizgiler yön ve hareketi gösterebildiği gibi aynı zamanda dikkatin çekilebilme amacıyla taşıyan tek boylu araçlardır. Nesnelerin bölünmesi ve birleştirilmesi amacıyla da kullanılabilir.
Alan; Görsel bir materyalde alan, kapalı ya da açık alanlar ikiye ayrılır. Grafik, resim gibi materyallerle doldurulamayan alanlar açık alanlar, bu materyallerle doldurulan yerler kapalı alanlardır. Şekillerin anlaşılır olmaları aynı zamanda basit olmaları ile ilgilidir. Arka planda kalan renklerin verilmek istenilen temayı bozmaması gerekir. bu yüzden arka tarafta bırakılan boş alanlar boğucu renklerle ve gereksiz çizimlerle doldurulmamalıdır.
Görsel öğelerin yerleştirilmesi
Doku; Görsel materyallerin çoğu iki boyutludur. Doku ve gerçek materyallerin kullanımı ile üç boyutlu hale getirilebilirler. Konunun anlatımını ve etkinliğini canlandırmak amacıyla kullanılır.
Renk; Görsel materyallerin kullanılırlığını etkileyen en önemli faktör renklerdeki seçimdir. Renk kendisini çevreleyen renklerle bir anlam kazanabilir.
Tasarım İlkeleri
– Bütünlük; Görsel Materyali meydana getiren tüm unsurların uyum içinde bir bütün olarak görünmesini sağlayan, ögeler arasındaki ilişki olarak tanımlanabilir. Bütünlüğün sağlanabilmesi için görsel materyalin, renk ,çizgi, şekil gibi tasarım ögeleriyle desteklenmesi gerekir.
– Denge; Materyalde buluna ögelerin eşit şekilde dağılımına denge unsuru adı verilir. Yatay ve dikey eksen eşit şekilde yerleştirilmelidir. Denge; **Formal ve ** İnformal olmak üzere iki kısımda incelenebilir.
Materyal merkezden ikiye bölünecek olursa, tasarım her iki tarafta da birbirinin yansıması durumunda ise denge simetrik yani formaldir. (Statik).
Daha dinamik ve daha çok dikkat çeken denge unsuru informal dengedir ve informal denge asimetriktir. Yine tam ortadan dikey olarak bölünen materyalde her iki tarafta değişik sayıda ve özellikte ögeler yer alır.
Denge bulunmayan materyalde ögeler karmaşık bir yapıda ve bir tarafa yığılmış olarak yer alır.
– Vurgu; Görsel materyallerde bazı ögelerin vurgulu bir şekilde ele alınması gerekebilir. Bu amaçla değişik teknikler kullanılır.
– Ok ve benzeri yön gösteren araçlar kullanmak,
– Önemli bölümlerde daha etkileyici renk seçimi yapmak,
– Temel ögeyi diğerlerinden daha büyük göstermek, (perspektif)
– Zemin ve şeklin kontrast bir yapı teşkil etmesini sağlamak,
– Daha önce tasarlanmış şekillerden başka bir şekil kullanmak,
– Vurgulanacak olan ögeyi diğer ögelerle çakıştığı yerle birleştirme, (Uyum)